Türkiye’de süt ve süt ürünleri sektörü, tarım ve gıda sanayisinin en stratejik kollarından birini oluşturuyor. Geniş üretici tabanı, yaygın dağıtım ağı ve ihracat potansiyeliyle bu alan hem kırsal ekonominin can damarı hem de gıda güvenliği açısından kritik bir rol oynuyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Ağustos 2025 Süt ve Süt Ürünleri Üretimi verileri, sektördeki dengeli seyrin sürdüğünü, ancak bazı alt ürün gruplarında dikkat çekici hareketlilik yaşandığını ortaya koydu.
Toplanan Süt Miktarında Hafif Gerileme, Genel Seyirde İstikrar
Ağustos ayında ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı 933 bin 234 ton olarak kaydedildi. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre %0,5’lik bir azalışa, bir önceki aya göre ise %1,4’lük bir gerilemeye işaret ediyor. Ancak yılın ilk sekiz ayı toplu değerlendirildiğinde, Ocak-Ağustos döneminde toplanan süt miktarının %0,6 oranında arttığı görülüyor. Bu tablo, mevsimsel dalgalanmalar ve bölgesel kuraklık etkilerine rağmen sektörde yıllık üretim kapasitesinin korunduğunu gösteriyor.
Türkiye’de süt üretimi genellikle ilkbahar ve yaz aylarında artarken, sonbahara geçişle birlikte hafif bir azalış eğilimi görülmesi olağan kabul ediliyor. Dolayısıyla ağustos ayındaki bu %1,4’lük düşüş, sektörel normalin sınırları içinde değerlendiriliyor. Öte yandan, yılın genelinde pozitif seyir, süt toplama ve işleme altyapısının istikrarlı şekilde çalıştığını ortaya koyuyor.
İçme Sütü Üretiminde Canlı Artış: Tüketici Talebi Etkili
Süt sanayisinin en önemli kalemlerinden biri olan içme sütü üretimi, Ağustos 2025’te 132 bin 359 ton olarak gerçekleşti. Bu miktar, bir önceki aya göre %4,1, geçen yılın aynı ayına göre ise %6 artışa denk geliyor. Ocak-Ağustos döneminde toplam içme sütü üretimi %8,1 oranında yükselerek 1 milyon 90 bin tona ulaştı.
Bu artışta birkaç etken öne çıkıyor. İlk olarak, şehirleşme ve paketli gıda tüketiminin artışı, ambalajlı içme sütüne olan talebi güçlendiriyor. Ayrıca, okulların açılış dönemine denk gelen ağustos sonu ve Eylül başında, süt tüketiminde geleneksel olarak artış yaşanması da dikkat çekici. Bu durum, sanayicilerin üretim planlarını tüketici alışkanlıklarına göre dinamik biçimde yönlendirdiğini gösteriyor.
Yoğurt, Ayran ve Kefir Üretiminde Çift Haneli Artışlar: Sağlıklı Beslenme Trendi Etkili
TÜİK verilerine göre yoğurt üretimi Ağustos 2025’te %7,0 artarak 135 bin 923 tona çıktı. Yılın ilk sekiz ayında toplam yoğurt üretimi %4,3 artışla 931 bin 761 tona ulaştı. Türk mutfağının temel besinlerinden biri olan yoğurt hem geleneksel tüketim alışkanlıkları hem de sağlıklı yaşam eğilimleri sayesinde istikrarlı büyümesini sürdürüyor.
Benzer şekilde, ayran ve kefir üretimi de dikkat çekici şekilde artış gösterdi. Ağustos ayında %9,8’lik yükselişle 98 bin 652 tona, Ocak-Ağustos döneminde ise %8,3 artışla 683 bin tona ulaşan bu grup, özellikle fonksiyonel gıda kategorisinde büyüyor. Kefir gibi probiyotik içeceklerin popülerleşmesi hem iç piyasada hem de ihracat pazarlarında bu segmentin önünü açıyor.
Sektör temsilcileri, son yıllarda özellikle kefir ve aromalı ayran gibi ürünlerin raflardaki yerini artırdığını, bu alanda markalaşma ve ürün çeşitliliğinin belirleyici hale geldiğini vurguluyor. Tüketicilerin “doğal”, “yerel”, “fonksiyonel” etiketli ürünlere yönelmesi, süt ürünleri sanayisinin katma değerli üretim modeline geçişini hızlandırıyor.
Peynir Üretiminde Küçük Gerileme, Ancak Yıl Genelinde Artış Sürüyor
Veriler arasında tek düşüş yaşayan ürün grubu inek peyniri oldu. Ağustos ayında peynir üretimi %0,7 azalarak 68 bin 972 tona geriledi. Bununla birlikte yılın genelinde üretim %1,7 artışla 553 bin tona ulaştı. Bu durum, yaz aylarında bazı küçük ve orta ölçekli işletmelerin süt arzındaki düşüş nedeniyle üretim temposunu yavaşlatmasından kaynaklanmış olabilir.
Ayrıca, peynir üretiminde ihracat odaklı üretim yapan işletmelerin, özellikle Avrupa pazarındaki fiyat dalgalanmalarına göre üretim planlarını revize ettikleri biliniyor. Dolayısıyla bu küçük aylık gerileme, sektörel bir duraklama anlamına gelmiyor; aksine yıl bazında artış eğilimi devam ediyor.
Tereyağı ve Sadeyağ Üretiminde Güçlü Büyüme
Ağustos ayında tereyağı ve sadeyağ üretimi %6,8 artarak 8 bin 332 tona, yılın ilk sekiz ayında ise %10,1 artarak 75 bin 371 tona yükseldi. Bu kalemdeki çift haneli artış, özellikle yerli tüketimdeki yükselen talebe işaret ediyor. Geleneksel kahvaltı kültürünün vazgeçilmezi olan tereyağı, son dönemde butik üretim tesislerinin artışı ve doğal ürün vurgusuyla yeniden ön plana çıkıyor. Ayrıca, turizm sezonundaki otel ve restoran talebi de yaz aylarında üretimi destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Genel Değerlendirme: Süt Sektörü İstikrarlı Büyümesini Sürdürüyor
TÜİK’in verileri, Türkiye süt ve süt ürünleri sektörünün genel anlamda istikrarlı, dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme çizgisinde ilerlediğini gösteriyor. Küçük dalgalanmalara rağmen hem üretim hem tüketim tarafında pozitif eğilim sürüyor. Özellikle içme sütü, yoğurt ve ayran/kefir üretimindeki artışlar, iç talebin güçlü seyrettiğini yansıtıyor.
Bununla birlikte, sektörün karşı karşıya olduğu bazı yapısal sorunlar da gündemdeki yerini koruyor. Yem maliyetleri, süt fiyat istikrarı, soğuk zincir altyapısı ve üretici gelirlerinin sürdürülebilirliği, önümüzdeki dönemde de politika yapıcıların ve sanayicilerin dikkatle izlemesi gereken alanlar olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin süt endüstrisi, modern tesis altyapısı ve yaygın üretici ağı sayesinde bölgesel bir rekabet gücü oluşturma potansiyeline sahip. 2025 verileri, bu potansiyelin giderek daha planlı ve verimli bir yapıya dönüştüğünü, üretim zincirinin sürdürülebilirlik ekseninde güçlendiğini kanıtlıyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar