Hükümet Programları
HÜKÜMET PROGRAMLARI
Hükümet Programlarını dış ticaretle ilgili “mevzuat” kapsamında saymamakla beraber, bu alandaki önemli “belgelerden” biri olarak kabul etmek gerekmektedir. Zira, hükümetler, bu belgelerle, yani Hükümet Programları ile, kamuoyuna, her konuda olduğu gibi, dış ticaret alanında da, yapacaklarını ifade ederler ve bir anlamda halka ve ilgili kesimlere söz verirler.
Bu nedenle, dış ticaretle ilgilenenlerin, farkında olmaları ve en azından “göz atmaları” gereken metinlerden biri de Hükümet Programları olmalıdır. Bunlara bir örnek oluşturması bakımından, kitabımız içeriğinde 61. Hükümet’in programına, konumuzla ilgili bölümleri alarak yer vermekte fayda gördük.
Resmi Gazete tarih ve sayısı: 17 temmuz 2011 / 27997
(61.Hükümet 13 Temmuz 2011 günü TBMM’de okunmuştur.)
İHRACAT
Bugün vatandaşımız, devlet ile olan işlerinin büyük bir kısmını internet üzerinden kolaylıkla yapabilmektedir. İlköğretim çağına gelen çocuklarımızın en yakın okula otomatik kaydından, vergi ve sosyal sigorta prim beyan ve ödemelerine, tüm yargı süreçlerinden, ticaret sicili, araç satış, devir ve tescil işlemlerine, e-fatura işlemlerinden, hastane randevusu alımına, tapu ve kadastro işlemlerinden, ihracat, ithalat işlemlerine, polis, emniyet ve trafikle ilgili işlemlerden eğitimle ilgili işlemlere kadar birçok hizmetin otomasyonunu sağladık. Bu hizmetleri elektronik ortamda sunulur hale getirdik. Kamudaki işlemlerin resmi olarak elektronik ortamda gerçekleşmesine imkan sağlayan e-imza uygulamasını hayata geçirdik.
2002 yılı sonunda 36 milyar dolar olan ihracat hacmi, küresel krizin ve son bölgesel gelişmelerin olumsuz etkilerine rağmen 2011 yılında 130 milyar doları aşacaktır. İhracattaki bu olumlu performansın yanında cari açık konusunu da dikkatle takip ediyoruz.
Önümüzdeki dönemde başta makine ve otomotiv olmak üzere, demir-çelik, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon, elektrik ve elektronik ile kimyevi maddeler ihracat stratejimizin lokomotif sektörleri olmaya devam edecektir. Bununla birlikte, yeni rafineri inşaası, elektrikli otomobil imalatı, ileri teknoloji içeren hava taşıtı motorları ve parçalarının üretimi konularında teşvik sistemi güçlendirilerek yurtiçi üretim kapasitesi artırılacaktır.
2023 ihracat hedefine ulaşmak için bu dönemde üretim stratejimizi ihracat odaklı bir eksene oturtacağız. Bu kapsamda; orta-yüksek teknolojili sektörlerde üretim artışını gerçekleştirecek, özellikle yüksek teknolojili sektörlerde yeni yatırımların artırılmasının yolunu açacağız.
Oluşturduğumuz “Girdi Tedarik Stratejisi” (TDV’nin notu: “GİTES”) ile girdi tedarikinin güvenliğini ve sürekliliğini sağlayacağız, hizmet ihracatını artıracağız ve ihracat odaklı yabancı yatırımları destekleyeceğiz. Bu kapsamda ihracat odaklı üretimde daha rekabetçi bir yapı oluşumu için ulaştırma ve lojistik başta olmak üzere gerekli altyapılar geliştirilecektir. Üretim ve ihracatın ithalata olan bağımlılığını azaltmak amacıyla ara malı ve yatırım mallarında yurtiçi üretim kapasitesini artırıcı politikalar ve destekler sürdürülecektir.
2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefimiz doğrultusunda 2015 yılı itibarıyla 200 milyar dolar mertebelerine çıkacağını tahmin ettiğimiz ihracat düzeyimiz, ekonomik performansımızı artırmamıza önemli bir katkı sağlayacaktır. Önümüzdeki dönemde dünya ticaret hacmindeki payımızın yüzde 1’e yükselmesini bekliyoruz.
Sanayide iktidarımız döneminde yatırım, üretim ve ihracatta yüksek artış hızları kaydedilmiştir. Bu güne kadar sanayicilerimize ayni ve nakdi destekler sağlanmış, mevzuat sadeleştirilmiş ve bürokrasi azaltılmıştır. OSB ve KSS’ler inşa edilmiş, altyapı iyileştirilmiş, vergi ve sigorta primi yükleri azaltılmış, faiz yükü hafifletilmiş, işletmelerimizin borçları yapılandırılmış ve ödeme kolaylıkları sağlanmıştır.
Orta ve yüksek teknolojili sektörlerin katma değerini, üretim ve ihracat içindeki payını artıracağız. Düşük teknolojili sektörlerde katma değeri yüksek ürünlere geçişi sağlayacağız.
Savunma sanayiinde bu güne kadar önemli bir aşama kaydettik. Sektörün ihracatını 1 milyar dolara, cirosunu 2,3 milyar dolara ulaştırdık. TSK’nın silah ve teçhizat ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranını yüzde 50’ye çıkardık.
Savunma sanayiinde yürüttüğümüz projelerle 2023’te kendi milli tüfeğini, topunu, tankını, helikopterini, uçağını, insansız hava araçlarını, uydularını tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedeflemekteyiz.
2002 yılında 23,7 milyar dolar olan tarımsal üretimimiz, 2010 yılında 61,8 milyar dolara, tarım ürünleri ihracatımız da aynı dönemde 4 milyar dolardan 12,7 milyar dolara yükselmiştir.
Tarım sektöründe, nüfusunu yeterli, kaliteli ve güvenilir gıda ile besleyen, tarım ürünlerinde net ihracatçı durumunu daha da geliştirmiş, rekabet gücünü artırmış, ürettiğiyle ve insan gücüyle dünyada ve bölgemizde söz sahibi olacağımız bir ülke konumuna erişmek 2023 yılı için temel hedefimizdir.
Hükümetimiz sanayimize ve enerji sektörümüze entegre şekilde Madenciliğimizin geliştirilmesine öncelik vermektedir. Ülkemizin 2010 yılı maden üretimi 10 milyar dolara ulaşmıştır. Maden hammadde ihracatımız yılda yaklaşık 3,7 milyar dolar olarak gerçekleşmektedir.
2023 yılında 500 milyar Dolar ihracat yapmayı hedefleyen ülkemizin bu hedefe ulaşabilmesi için ihtiyaç duyacağı büyük ölçekli liman yatırımlarını hayata geçireceğiz. Bunlarla birlikte ülkemiz bölgede bir lojistik merkez haline dönüşecektir.
İTHALAT
Oluşturduğumuz “Girdi Tedarik Stratejisi” ile girdi tedarikinin güvenliğini ve sürekliliğini sağlayacağız, hizmet ihracatını artıracağız ve ihracat odaklı yabancı yatırımları destekleyeceğiz. Bu kapsamda ihracat odaklı üretimde daha rekabetçi bir yapı oluşumu için ulaştırma ve lojistik başta olmak üzere gerekli altyapılar geliştirilecektir. Üretim ve ihracatın ithalata olan bağımlılığını azaltmak amacıyla ara malı ve yatırım mallarında yurtiçi üretim kapasitesini artırıcı politikalar ve destekler sürdürülecektir.