Tebliğler

TEBLİĞLER

TEBLİĞLER

2015 YILINA İLİŞKİN İTHALAT REJİMİ KARARINA EK KARAR
ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : 2014 / 20
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 26 Eylül 2014 / 28868

İthalat düzenlemelerine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı (İhracat Rejim Kararı), ithalat politikamız konusundaki temel düzenlemedir. Bahis konusu kararın ekinde her yılın son günü Resmi Gazete’de yayımlanan 6 adet liste (bkz.Bakanlar Kurulu Kararları bölümü) takip eden yıl ithalatın, ülke ve/veya ülke grupları itibariyle tabi olacağı vergilendirme oranları yanında bazı teknik hesaplamaları düzenlemektedir.

Ekonomi Bakanlığı, aşağıda yer alan Tebliğ ile, öteden beri bürokratik düzen içinde yapmakta olduğu çalışmaları, bu defa, kendisini de bağlayacak şekilde bir mevzuat formatına taşımıştır. Amaç maddesine bakıldığındailgili şirketlerin, Sivil Toplum Kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüş ve talepleri de alınarak denilmekte ve bu suretle ithalata ait esasların olabilecek en geniş yelpazede değerlendirileceğisözü verilmektedir.

Tebliğin başlığındaki …..Ek Karar….. sözcüğünün şu şekilde deşifre edilmesi gerekmektedir: Kitabımızın Bakanlar Kurulu Kararları başlıklı bölümünde yer verdiğimiz İthalat Rejim Kararı, son olarak 1995 yılında yayımlanmıştır. Bu Karar, o tarihten sonra yekpare olarak yeniden yayımlanmamakta, gerektiğinde yıl içinde “Ek Kararlarla” değişiklikler yapılmakta, ana değişiklik de 31 Aralık Resmi Gazetelerinde yayımlanan Ek Kararlarla yapılan değişiklikler olmaktadır. İşte, bu Tebliğ 31 Aralık Kararları (veya “31 Aralık Resmi Gazeteleri) için yapılan çalışmalar hakkındadır.

BAZI TARIM ÜRÜNLERİNİN İHRACATINDA VE İTHALATINDA TİCARİ
KALİTE DENETİMİ TEBLİĞİ (ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2015/21)

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : 2016/21
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2015 / 29579 (4. Mükerrer)

Dış ticaret mevzuatının ve doğal olarak, ihracat ve ithalat uygulamalarının, zihinleri en fazla karıştıran konularından biri de adına, daha önceleri standardizasyon denilen, son zamanlarda “ticari kalite” diye anılan ve bu alanda denetimleri düzenleyen tebliğlerdir.

Bu zihin karıştırıcı sorunu bir ölçüde aşmak için bu bölümde, mevzuatı ve uygulamayı deşifre etmeye yarayacak küçük bir şema vermeyi uygun görüyoruz.

Konuya ilişkin kategorig şema şu şekildedir:
1. Bazı tarım ürünleri için ihracatta ticari kalite denetimi (Ekonomi Bakanlığı)
2. Bazı tarım ürünleri için ithalatta ticari kalite denetimi (Ekonomi Bakanlığı)
3. Bazı sanayi ürünleri için ithalatta kalite denetimi (Türk Standartlar Enstitüsü)

Bunların tabi olduğu mevzuatı da yazalım:
– Bazı tarım ürünleri için ihracatta ve ithalatta ticari kalite denetimini düzenleyen Tebliğin adı “Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatında ve İthalatında Ticari Kalite Denetimi Tebliği”dir. Bu Tebliğ uyarınca denetim, Ekonomi Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine bağlı Ürün Denetmenleri Grup Başkanlıkları (Ürün Denetmenleri) tarafından yapılmaktadır.

– Bazı sanayi ürünleri içinithalatta kalite denetimini düzenleyen Tebliğin adı ise İthalatta Standartlara Uygunluk Denetimi Tebliğidir. Denetim, Tebliğin adından da anlaşılacağı üzere Türk Standartlar Enstitüsü tarafından yapılmaktadır. Bu Tebliğe kitabımızın bu bölümünde, alfabe sırasına göre yer verilmiştir.

Aşağıda verilen Tebliğ bazı tarım ürünlerinin ihracatında ve ithalatındaki ticari kalite denetimi konusundaki Tebliğdir. İhracat ve ithalat yapacakların, diğer hususlar yanında, kendilerine mutlakaAcaba ihraç veya ithal etmek istediğim ürün ticari kalite kontrolüne tabi midir? sorusunu sormak zorundadırlar. Bu noktada bir atlama olduğu takdirde, sonuçları büyük sıkıntı yaratır. Bu sıkıntı, beklemeye tahammülü olmayan tarım ürünlerinde özellikle zarar-ziyanla, ticari ilişki de hüsranla sonuçlanır.

İthalattaki hassas tarım ürünlerinde olduğu gibi, ihracatta da ülkemiz açısından önemli tarım ürünleri, dış piyasalarda herhangi bir sıkıntı yaşamamak için denetime tabi tutulmaktadır. Bununla amaçlanan, lüzumsuz bürokrasiyle ihracatçıyı sıkıntıya sokmak değil, tam aksine, ihracatçımızın ürününü dış piyasalara güvenli bir şekilde sevketmesini sağlamaktır. Bu güvenli şekilde sevk, eşyanın ambalajından, fiziksel ve kimyasal özelliklerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu bakımdan, tarım ürünlerinin ihracatıyla uğraşanların veya uğraşmaya niyeti olanların, ürünlerinin ihracatta zorunlu denetime tabi olup olmadığını mutlak surette bilmeleri ve buna bağlı olarak da bu Tebliği incelemeleri gerekmektedir.

Not:
1. Metnin sonundaEkonomi Bakanlığı Bölge Müdürlükleri ve Bağlı Grup Başkanlıklarının listesi, bilgi maksadıyla verilmektedir. İlgilenenlerin, www.resmigazete.gov.tr veya www.mevzuat.gov.tr sitelerinden bu Tebliğin tüm eklerine ulaşıp sistemi görmelerini, konuyu daha iyi anlamalarını sağlayacaktır.
2. Ekonomi Bakanlığı’nın
a. Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliğleri ile
b. İthalat Tebliğleri
31 Aralık Resmi Gazetelerinde, her yıl yenilenilerek, ekleme veya çıkarmalar yapılarak toplu olarak yayımlanmaktadır. Uygulamanın içinde bulunanların 31 Aralık Resmi Gazetesi kavramını akıllarında tutmalarında yarar bulunmaktadır.

BEDELSİZ İHRACATA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2008 / 12
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 12 Temmuz 2008 / 26934

Bir ihracat bağlantısı kurulmasında, en önemli aşamalardan biri de malın numunesinin, ürünün örneğinin alıcı tarafından görülmesidir. Bedelsiz İhracata İlişkin Tebliğ’in, ihracatçılar açısından en önemli yönü, numune gönderilmesinin Tebliğ kapsamında olmasıdır. Tebliğ miktarı ticari teamüllere uygun numuneler ile reklam ve tanıtım eşyaları şeklindeki bir tanımla, miktar konusunda da son derece makul ve anlaşılabilir bir sınır koymuştur. Ancak miktarı ticari teamüllere uygun ibaresinin algılanmasında, ihracatçılarımızla izin mercileri arasında zaman zaman anlaşmazlıklar çıktığı da bilinmektedir.

ÇİFT KULLANIMLI VE HASSAS MADDELERİN İHRACATININ KONTROLÜNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2003 / 12
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 2 Aralık 2003 / 25304

Dünya Ticaret Örgütü’nün temel felsefesi ve nihai hedefi olandünya ticaretini engellerden arındırmak yönünde çalışmalar yapılmakla beraber, bir yandan da insanı ve insanlığı koruma adına, çok taraflı antlaşmalarla, tehlikeli araç, gereç ve ürünlerin ticareti kontrol altına alınmaktadır. Aşağıda metni verilen Tebliğ de bu kapsamda bir düzenlemedir.

Tebliğin ana fikri 1. Maddede net bir şekilde ifade edilmektedir. Bu düzenlemede de, diğer benzer düzenlemelerde olduğu gibi Liste konusu önemlidir. Zira, Tebliğ Wassenaar Düzenlemesi Çift Kullanımlı Malzeme ve Teknoloji Listesi ile Avustralya Grubu Kimyasal Prekürsörler Listesi kapsamındaki malzeme ve teknolojilerin ihracatı ile ilgilidir.

DAHİLDE İŞLEME REJİMİ DEĞERLENDİRME KURULUNUN ÇALIŞMA
USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2010 / 9
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 7 Temmuz 2010 / 27634

Sıkça bahsedilen konulardan biri de, dahilde işleme rejiminin, ülkemiz ihracatı açısından taşıdığı önemdir. Konunun genel dış ticaret yapımız ve ülke içi üretim dengelerini bozulması boyutundaki tartışmalar ve saptamalar bir tarafa bırakıldığında, bu rejim ülkemiz ihracatı açısından çok önemli bir konuma gelmiştir. Bunu dikkate alan Ekonomi Bakanlığı (Tebliğin yayımlandığı tarihte Dış Ticaret Müsteşarlığı), ilgili Bakanlar Kurulu Kararı’nın )7A maddesiyle oluşturulan Dahilde İşleme Rejimi Değerlendirme Kurulu’nun rasyonel ve kuralları belirlenmiş esaslar dahilinde çalışması için bu Tebliği yürürlüğe koymuştur.

Dış ticaret öğretisi alanların bu Tebliğden haberdar olmaları, özellikle dahilde işlemeye dayalı nihai ürün ihracatı ile uğraşanlar açısından önemlidir. Zira, uygulamanın içinde olanların ve sistemin işleyişini yakından bilenlerin, Kurul’u İhracatçı Birlikleri veya bağlı oldukları sektörel meslek kuruluşları kanalıyla çeşitli aksaklıklar ve gerekler konusunda bilgiyle donatmaları kaçınılmaz bir gerektir.

DAHİLDE İŞLEME REJİMİ TEBLİĞİ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2006 / 12
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 20 Aralık 2006 / 26382

Dahilde İşleme Rejimi konusundaki genel bilgiler ve değerlendirmeler “Bakanlar Kurulu kararnameleri” bölümünde yer almaktadır. Uygulamacı kurum olan Ekonomi Bakanlığı’nın İhracat Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Dahilde İşleme Rejimi Tebliği gelişen şartlar ve konjonktürel değişimler dikkate alınarak zaman zaman revize edilmekte ve Tebliğ formatında yayımlanmaktaır.

DAHİLDE İŞLEME REJİMİNE İLİŞKİN İŞLEMLERİN BİLGİSAYAR
VERİ İŞLEME TEKNİĞİ YOLUYLA YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2007/2
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 1 Nisan 2007 / 26480

Dahilde İşleme İzin Belgeleri (DİİB) dış ticarette kullanılan önemli belgelerdendir. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü tarafından yılda ortalama 5.000 civarında DİİB düzenlenmektedir. Bu sayı “iş kapasitesi” açısından önemli bir yük oluşturmaktadır.

Bu Tebliğ ile, Dahilde İşleme Rejimine ilişkin işlemlerin bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla yapılması imkanı sağlanmıştır. Bakanlığın teknik altyapısının bu modern uygulamaya imkan veren bir seviyede olması sevindirici bir gelişmedir. Artık oturmuş olan bu uygulamanın, iş akışında beklenen sürati sağladığı ve dolayısıyla zaman tasarrufu yarataması, önemli bir gelişme olarak kaydedilmelidir.

Tebliğde, Ekonomi Bakanlığı’nın 2014 yılının sonlarına doğru yaptığı ve “Dahilde İşleme Rejimi Tebliği” başlığı altında özetlediğimiz “kapatma işlemlerinin İhracatçı Birliklerinden alınarak Ekonomi Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine verilmesi” şeklindeki radikal karar doğrultusunda“Dahilde İşleme Rejimine İlişkin İşlemlerin Bilgisayar Veri İşleme Tekniği Yoluyla Yapılmasına Dair Tebliğ”de de paralel düzenlemeler yapılmıştır.

DIŞ TİCARET SERMAYE ŞİRKETİ STATÜSÜNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2004 / 12
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 8 Aralık 2004 / 25664

“İhracata Dayalı Kalkınma Modeli”ni benimseyen Türkiye’de, buna paralel olarak bir de, “ihracatçı firma modeli” bulma ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyacın, 1984 yılında sisteme sokulan “Dış Ticaret Sermaye Şirketleri” (DTSŞ) modeli ile giderilmesi, siyasi otorite tarafından uygun görülmüştür.

Temel felsefe olarak, “bir önceki yılda belli bir seviyede ihracat gerçekleştiren firmalara ayrıcalıklı ve öncelikli statü tanınması” şeklinde tanımlanabilecek olan model, önemli bir işlev üstlenmiş ve “Türk Dış Ticaret Tarihi”nde önemli bir kilometre taşı olma özelliğini kazanmıştır. O tarihlerde DTSŞ’lerde görev alan 25-26 yaşlarındaki insanlar, 2000’li yıllara gelindiğinde Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları konumuna sahip olmuşlardır.

DTSŞ’ler bir yandan, 1980’lerde, yıllık ihracatın yüzde 25-30’larına varan bir bölümünü gerçekleştirerek önemli bir itici güç vazifesi görmüşler, öte yandan bugünkü ihracatçılarımızın yetişmesinde, adeta bir Okul niteliğinde önemli bir rol oynamışlardır. Ancak, hemen belirtmek gerekmektedir ki, aynı DTSŞ’ler, yine 1980’lerde uygulanan “Vergi İadesi Sistemi”nin de bir ölçüde kurbanı olmuşlar, kamuoyunda büyük tepki alan, bir döneme, olumsuz anlamda damgasını vuran “hayali ihracat” işlemlerine de, inisiyatifleri dışında alet olma, bu yolda kullanılma durumunda kalmışlardır. Küçük firmalara tanınan ve o dönemdeki tabiriyle “DTSŞ’ler üzerinden ihracat geçirme imkânı”, yüzlerce küçük firmanın DTSŞ’ler üzerinden geçirdikleri ihracatı, DTSŞ’lerin kendi idari yapıları içinde kontrol edemeyecekleri noktalara getirmiş ve sonuçta kamuoyunu aylarca, hatta yıllarca meşgul eden olumsuzluklar yaşanmıştır. Hataları ve sevapları alt alta konulduğunda DTSŞ’ler, her halükarda artıları çok daha fazla olan bir model niteliğinde olmak üzere ülkemiz ihracat tarihindeki yerini almıştır.

Bu firmalar, kısaca “Türktrade” olarak anılan Türk Dış Ticaret Derneği çatısı altında toplanarak önemli bir örgütlenmeye de gitmişlerdir.

DOĞAL ÇİÇEK SOĞANLARININ 2014 YILI İHRACAT LİSTESİ
HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Tebliğ Numarası : 2014 / 56
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 4 Aralık 2014 / 29195

Vakfımızın verdiği dış ticaret öğretisinde, öğrencilerimize sıklıkla hatırlattığımız konuların biri de, tarım ürünleri ihracatının ne denli hassas dengelerde olduğu, bu ürünlerin tabi olduğu mevzuatın ve buna paralel şekilde uygulamanın ihracat pratiğinin genel kuralları dışına taşan yönleri olduğu vurgulanmaktadır. Öğrencilerimize, buna bağlı olarak, tarım ürünü ihracatının, girişimcilerimiz açısından adeta bir “master tezi” niteliğinde olduğu da, samimiyetle ifade edilmektedir.

Bu doğrultuda, bir örnek teşkil etmesi bakımından, daha önceki kitaplarımızda yer vermediğimiz bir Tebliği kitabımızın bu baskısı içine almayı uygun gördük.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın aşağıdaki Tebliği, ihracat açısından, daha önceki bölümlerde de bahsettiğimiz “idari yapıdaki geniş yelpazeyi” gösteren bir başka metindir.

Son not olarak da, “Doğal Çiçek Soğanlarının Üretimi, Doğadan Toplanması ve İhracatına İlişkin Yönetmelik”in de “Yönetmelikler” bölümünde yer aldığını hatırlatalım.

DÖVİZ KAZANDIRICI FAALİYETLERDE DAMGA VERGİSİ VE HARÇ
İSTİSNASI UYGULAMASI HAKKINDA TEBLİĞ (SERİ NO. 1)

Yayımlayan Kurum : Maliye Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Seri No.1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 27 Şubat 2004 / 25386

İhracatın teşviki ve desteklenmesi açısından önem arz eden mekanizmalarından olan ve kısaca “Vergi-Resim-Harç İstisnası” ibaresiyle anılan sistemin, tabir caizse, ihracatçının faydalanmasına sunulması Ekonomi Bakanlığı tarafından yapılıyor ise de, konu vergi ve harç istisnası olduğu için, ana düzenleme Maliye Bakanlığı’nın bu Tebliği ile gerçekleşmektedir. Maliye Bakanlığı’nın bu Tebliğ kapsamına almadığı bir muamelenin Ekonomi Bakanlığı tarafından uygulanma şansı bulunmamaktadır. Yeni herhangi bir işlem sistem kapsamına Maliye Bakanlığı’nın bu Tebliği’ne yapılan bir ilave ile sisteme alınmakta, aynı işlem bilahare Ekonomi Bakanlığı’nın ilgili Tebliği’ne monte edilmekte ve bu suretle uygulamanın önü açılmaktadır.

Tebliğin giriş kısmında yer alan “Kanun Hükmü” ve “Tebliğ Hakkında Genel Açıklama” başlıklı bölümlerin dikkatle okunması, Tebliğin genelinin anlaşılması bakımından önemlidir.

ELMA İHRACATINDA İHRACAT İADESİ YARDIMI YAPILMASINA
İLİŞKİN TEBLİĞ
(Uygulama süresi bitmiştir. İçeriğe örnek olarak alınmıştır).

Yayımlayan Kurum : Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu
Tebliğ Numarası : 2009/2
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı :18 Mart 2009 / 27173

Ülkemiz ihracatının geliştirilmesi için, Dünya Ticaret Örgütü’ne karşı yükümlülüklerimize (DTÖ Tarım Anlaşması) aykırı olmamak kaydıyla “ürün” bazında destek verebilmektedir. Bu konu “Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Tebliğ”in verildiği bölümde izah edilmiştir. Bahis konusu “ana” Tebliğ kapsamında olmayan ve sonra doğan gerekler nedeniyle destek kapsamına alınmasına karar verilen ürünler, “elma” örneğinde olduğu gibi, destekten yararlandırılmaktadır. Bu tür destekler “nakit ödeme” olarak değil, firmaların devlete olan borçlarından “mahsup edilmek” suretiyle kullandırılmaktadır.

Tebliğde şu hususa dikkatinizi çekmekte fayda görmekteyiz: Tebliğin Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih 18 Mart 2009’dur. Desteğin uygulanacağı dönem ise 1 Mart – 31 Mayıs 2009’dur. Bu durum, mevzuat tekniği açısından olduğu kadar, işin esası açısından da olmaması gereken bir durumdur. Doğru olanı, bu tür düzenlemelerin, uygulama tarihi veya döneminden önce Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe konulmasıdır. Başka bir ifade ile, Tebliğin 1 Mart 2009 tarihinden önceki bir tarihte çıkması, gerek spekülasyonların önlenmesi, gerekse ihracatçıların bağlantılarını yaparken maliyetlerini buna göre hesaplamaları açısından kaçınılmaz ve doğru olan yaklaşımdır.

GÜMRÜK GENEL TEBLİĞLERİ

Dış Ticaret Mevzuatı’nda, buzdağının altında kalan kısım, hiç şüphesiz ki “Gümrük Genel Tebliğleri”dir. Resmi Gazete’yi sürekli izleyenler göreceklerdir ki, “Gümrük Genel Tebliği” başlığı ile neredeyse haftada iki-üç gün, gümrük uygulamalarıyla ilgili düzenlemeler, daha önce yayımlananlarla ilişkin düzeltme ve değişiklikler veya yürürlükten kaldırmalar yayımlanmaktadır. İşin içinde olmayanlar açısından takibi oldukça zor ve zahmetli olan bu mevzuat düzenlemelerinden “bazılarının başlıklarını” kitabımız içeriğine almayı uygun gördük. Zira, dış ticaret eğitimi alanların ve bu branşla ilgilenenlerin, karşılarındaki gümrük konusunda ihtisas sahibi elemanlarla iletişim kurabilme, en azında bazı ortak paydalarda anlaşabilmeleri bakımından “nosyon” mahiyetinde bilgilenmelerinde fayda gördük.

“Gümrük Genel Tebliğleri”ne, öğreti açısından veya işlerinin gereği icabı ilgi duymak durumunda olanlara tavsiyemiz, Resmi Gazetelere, bundan böyle bu uyarımız çerçevesinde göz atmaya da gayret göstermeleridir. Bu konuda bilgisini ve arşivini geliştirmek isteyenlere ise, internetten “Başbakanlık Mevzuat” sitesinin “Tebliğler” bölümüne girerek daha eski tarihli düzenlemelere ulaşmalarını tavsiye etmekteyiz.

İncelendiğinde, Gümrük Genel Tebliği başlığı altında en çok “Gümrük İşlemleri” alt başlığı ile düzenleme yapıldığı görülecektir. Bu kapsamda, başta “İhtisas Gümrükleri” olmak üzere, özelliği olan diğer Genel Tebliğler kapsamına girmeyen hususlar kurala bağlanmaktadır.

Kitabımız kapsamına, örnek oluşturması açısından bir Genel Tebliğ alınmış, bunun yanında, uygulamayı yakinen ilgilendirmesi nedeniyle bazı Tebliğlere, (örneğin, “Gümrük Genel Tebliği (Hariçte İşleme-Geçici İhracat)” alfabe sıralamasında yer verilmiştir.

Gümrük Genel Tebliğleri, konusuna göre her biri için 1’den başlamak üzere rakamlandırlmakta ve “Seri No:…” şeklinde sıralandırılmaktadırlar.

GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ
(GENELLEŞTİRİLMİŞ TERCİHLER SİSTEMİ)

Yayımlayan Kurum : Gümrük Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : Seri No. 1 (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi)
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 15 Ekim 2008 / 27025

Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi hakkında, kitabımızın “Bakanlar Kurulu Kararları” bölümünde “Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi Kapsamında Tercihli Rejimden Yararlanacak Eşyanın Menşeinin Tespitine İlişkin Karar” başlığı altında verdiğimiz özet bilgi içeriğinde de yer aldığı üzere, ülkemiz Avrupa birliği ile olan Gümrük Birliği ilişkisi uyarınca (1/95 sayılı AB Ortaklık Konseyi Kararı) AB’nin tek taraflı taviz tanıdığı ülkelere taviz tanıma yükümlülüğünü üstlenmiş bulunmaktadır. Tebliğ “Faydalanan Ülkeler” hakkındadır.

GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ
(GÜMRÜK TARİFE CETVELİ İZAHNAMESİ)

Yayımlayan Kurum : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Seri No. 2
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 29 Mayıs 2012 / 28307

Çeşitli fırsatlarla, Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyonlarının, dünya ticareti, mal dolaşımı, belge düzenlenmesi, gümrük vergilerinin hesaplanması; kısacası, “mal ticareti” açısından taşıdığı yaşamsal önem vurgulamaktayız. Dünya ticaretinde ortaya çıkan gerekleri dikkate alan Dünya Gümrük Örgütü Armonize Sistem Komitesi, bu sistemde, zaman zaman yorum değişiklikleri getirmekte ve ülkelere, kendi milli mevzuatlarında da gerekli düzenlemeleri yapmaları için bu değişiklikleri iletmektedir.

Tebliğ metni, bu çerçevede Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan bir düzenlemedir.

GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (HARİÇTE İŞLEME-GEÇİCİ İHRACAT)

Yayımlayan Kurum : Gümrük Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : Seri No.1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 30 Mayıs 2009 / 27243

Hariçte İşleme Rejimi ile ilgili bölümde, “Geçici İhracat” konusunun karmaşık bir yapıya sahip olduğunu belirtmiştik. İşte aşağıdaki Tebliğ, bu karmaşık yapıyı “toparlayan” ve anlaşılır hale getiren bir dizin içinde hazırlanmıştır. Biz burada, bir miktar daha kuş bakışı görüntü verebilmek amacıyla başlıkları alt alta yazmakla yetinelim:
– Tamir amaçlı hariçte işleme
– Standart değişim sistemine dayalı hariçte işleme
– Sinema-televizyon filmleri ve ses bantları
– Türkiye Gümrük Bölgesinden geçici olarak çıkarılacak taşıtlara uygulanacak işlemler
– Geçici olarak çıkarılacak ticari nitelikte olmayan eşya
– Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri kapsamında geçici ihracı yapılacak ticari eşya
– Ticari kiralama kapsamında geçici ihracı yapılacak eşya
– Finansal kiralama kapsamında geçici ihracı yapılacak eşya
– Sergi ve fuar eşyası
– Tütün ve tütün mamullerinin hariçte işleme izin belgesi kapsamında geçici ihracı
– Radyoaktif maddeler ve bunların kullanıldığı cihazların geçici ihracı ve yeniden ithali
– Ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya

Tebliğde bunlarla yetinilmeyip “Diğer çıkış işlemleri” başlığı altındaki bir madde (12.madde) ile;

“ Bu Tebliğde düzenlenenlerin dışındaki Türkiye Gümrük Bölgesi dışına geçici olarak çıkarılacak
eşya, gümrük müdürlüğüne gümrük beyannamesi ile beyan edilir ve eşyanın marka, seri numarası, model yılı gibi ayırt edici özellikleri ile özel işaretleri beyannameye kaydedilerek çıkış işlemi gerçekleştirilir.”
şeklinde geniş bir düzenleme yapılmıştır.

Gümrük genel tebliğleri ile ilgili bölümde de belirttiğimiz gibi “Seri No.1”le 30 Mayıs 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak başlatılan bu düzenlemede, 17 Ağustos 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Seri No.2” ile bazı değişikliklere tabi tutulmuştur. Aşağıdaki metine, diğer metinlerde olduğu gibi, bu değişiklikler eklenmiştir. Ana metin yürürlükten kalkmadıkça da Gümrük Genel Tebliğleri, düzenlemenin yapıldığı ilk Tebliğ numarasıyla anılmaktadır. Dolayısıyla bu Tebliği, günlük konuşma jargonunda “Hariçte İşleme ve Geçici İhracat hakkında 2 seri numaralı Gümrük Genel Tebliği” şeklinde anmak da doğru bir ifade tarzı olacaktır.

GÜMRÜK MUAFİYETİ TEBLİĞİ

Yayımlayan Kurum : Gümrük Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : Sıra No.1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 6 Temmuz 2011 / 27986

İthalatta gümrük vergisinden muafiyet konusu da, diğer gümrük konuları gibi karmaşık bir yapıya sahiptir. Bu Tebliğ ile, bu karmaşık yapı önemli ölçüde giderilmiş ve muafiyet ile ilgili düzenlemeler bir metin içinde yapılmıştır. Bu Tebliğde de, diğer bazı mevzuat parçalarında yaptığımız gibi, metnin tamamını kitabımıza almadığımızı belirtelim. Amaç, bu tür bir düzenleme olduğunun farkına varılmasının sağlanması ve ilgilenenlerin mevzuata internetten ulaşarak ayrıntıları bulmalarının sağlanmasıdır.

Bir uyarı yapmamızda fayda bulunmaktadır: Tebliğ “ticari işler” ile alakalı değildir. Bu husus “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddede açık bir şekilde belirtilmiştir.

Bu paralelde bir de örnekleme yapalım: Metinde, 2. Bölüm başlığı “Kullanılmış Motorlu veya Motorsuz Özel Nakil Vasıtalarının Serbest Dolaşıma Sokulması” başlığını görünce, akla hemen, bu olanaktan kimlerin yararlanabileceği sorusu gelmelidir. Sorunun cevabı ise 2. Bölümün ilk maddesi olan 3. maddede yer almaktadır. Bu ve diğer benzer mevzuatın bu şekilde yorumlanması ve çözülmesi gerekmektedir.

GÜMRÜK TARİFE CETVELİ AÇIKLAMA NOTLARININ
YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Gümrük Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : Gümrük Genel Tebliği (Açıklama Notları) Seri No.1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 10 Haziran 2006 / 25355(Mükerrer)

Kısaltılmış ifadesiyle “GTİP” olarak anılan Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyonları, dışticaretle ilgilenen herkesin bilmesinde ve deşifre etmesinde zorunluluk bulunan bir olgudur. Zira, ithalat ve ihracat işlemlerinde ürünler tanımlanırken, örneğin “pamuklu erkek pantolonu” denilmemekte, bunun yerine o ürünün GTİP’i belirtilmekte ve satıcılar, alıcılar, gümrük müdürlükleri, kısacası tüm ilgililer, işlem ve hesaplamalarını o GTİP’e göre yapmaktadırlar. Onbinlerce ürünün ticarete konu olduğu düşünüldüğünde GTİP olgusunun karmaşıklığı, ama bunun yanında ilgililerce deşifre edilmesinin de gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Bu Tebliğ, Gümrük Tarife ve İstatistik Pozisyonlarına ilişkin cetvellerin anlaşılması ve deyim yerindeyse “çözülmesi” noktasında önemli bir kaynaktır. Bu özelliği dolayısıyla da, eğitim sürecindekiler için olduğu gibi uygulamanın içindekiler açısından da bir “el altında tutulması gereken mevzuat” niteliğindedir.

HARİÇTE İŞLEME REJİMİ TEBLİĞİ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2007/5
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 11 Mayıs 200

Bakanlar Kurulu kararlarının yer aldığı bölümde verdiğimiz “Hariçte İşleme Rejimine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı”nın uygulanmasına ilişkin Tebliğ, önemli bir geçici ihracat operasyonu olduğu için kitabımız kapsamına alınmıştır. Bu bölüme ilgi duyanların, paralel olarak bu bölümde yer alan Gümrük Genel Tebliği’ni (Hariçte İşleme-Geçici İhracat) (Seri No:1) de incelemelerinde yarar vardır.

İHRACAT, TRANSİT TİCARET, İHRACAT SAYILAN SATIŞ VE TESLİMLER
İLE DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET VE FAALİYETLERDE VERGİ, RESİM
VE HARÇ İSTİSNASI HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2008 / 6
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 5 Aralık 2008 / 27075

Dış ticaretle ilgilenenlerin kısaca “Vergi-Resim-Harç İstisnası” olarak adlandırdıkları sistem konusunda, gerek Bakanlar Kurulu Kararları’na ilişkin bölümde, gerekse Tebliğlerle ilgili bu bölümün, Maliye Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı’nın konuyla ilgili Tebliğlerinin giriş kısımlarında yaptığımız açıklamalarda gereken bilgiler aktarıldığından, burada bu açıklamaların tekrarlanmasında yarar görülmemektedir.

İHRACAT SAYILAN SATIŞ VE TESLİMLER HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2005/2
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 27 Ocak 2005 / 25709

Tebliğ, “Kapsam” başlıklı 2.maddede de belirtildiği üzere, ihracat sayılan satış ve teslimlere konu mamullerin üretiminde kullanılan, ithali vergiye tabi ürünlere yönelik olarak uygulanacak dahilde işleme tedbirlerini düzenlemektedir. Başka bir ifadeyle Dahilde İşleme Rejimi genelinin bir alt ayırımıdır. Esasen 11.maddedeki “Bu Tebliğde yer almayan hususlarda Dahilde İşleme Rejimi Tebliği hükümleri uygulanır.” şeklindeki ifadeyle de bu organik bağlantı durumu açıkca ifade edilmiştir.

İHRACATA YÖNELİK DEVLET YARDIMLARI TEBLİĞLERİ

Yayımlayan Kurum : Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu
Tebliğ Numarası : 98/10
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 4 Kasım 1998 / 23513

Kitabın “Bakanlar Kurulu Kararnameleri”ne ait bölümünde “İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı” başlığı altında verilen bilgiler bu bölüm için de geçerlidir. Mevzuatın yapılış tekniği ve sürecin akışı açısından aşağıdaki hususu hatırlatmakta fayda görmekteyiz.

İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararları, buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın (bu Karara, “İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı” başlığı ile kitabımızın Bakanlar Kurulu Kararları ile ilgili bölümünde yer verilmiştir) 5.maddesi hükmü uyarınca “Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararı” şeklinde alınmakta, bu Kararlar “Tebliğ” olarak Resmi Gazete’de yayımlanmakta, bu Tebliğlerle Ekonomi Bakanlığı’na, konuya ilişkin her türlü düzenlemeyi yapma ve uygulamada ortaya çıkacak ihtilafları sonuçlandırma yetkisi verilmektedir.

İHRACATTA TİCARİ KALİTE DENETİMLERİNİN RİSK ESASLI
YAPILMASI AMACIYLA FİRMALARIN SINIFLANDIRILMASINA İLİŞKİN
TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Ürün Güvenliği ve Denetimi 2015 / 22
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2014 / 29222

“Ticari Kalite” olgusu tüm dünyada uluslararası ticaretin baş aktörü konumuna gelmektedir. Gerek uluslararası kuruluşların, gerekse ulusal kuruluşların gayretleri, dünya ticaretinin “ürün güvenliği” odaklı bir gelişim göstermesi yönündedir.

Ekonomi Bakanlığı’nın bu Tebliği, “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinden de net olarak anlaşılacağı gibi “ticari kalite”, “ürün güvenliği”, “firma sınıflandırması” gibi, dış piyasalarda tutunma ve sürdürülebilir ihracatı gerçekleştirme yönünde tutarlı bir düzenlemedir.

Dış ticaretçilerin, “Tanımlar” maddesinde yer alan “TAREKS” (Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi) terimi ve uygulamasına kendilerini alıştırmaları gerekmektedir. Zira, “TAREKS”, artık bundan böyle sıkça karşılarına çıkacaktır.

İHRACI KAYDA BAĞLI MALLARA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2006 / 7
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 6 Haziran 2006/ 26190

İhracatın serbest olması temel kural niteliğinde ise de, bazı ürünlerin ihracatının çeşitli nedenlerle izlenmesi gerekmektedir. Bu gerek bazen ürünün ülke için taşıdığı önemden kaynaklanmakta, bazen de ikili veya çok taraflı anlaşmalar bu zorunluluğu doğurmaktadır. Aşağıda yer alan Tebliğin eki listenin bu anlayışla değerlendirilmesi gerekmektedir. “Kayda bağlı olmak” ifadesinden ne anlamak gerektiği de İhracat Yönetmeliği’nin 7.maddesinde yer almaktadır. Bu maddeye göre, İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ kapsamındaki malların ihracından önce, ihracatçıların gümrük beyannamelerini ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine sunmaları ve beyannamelerin bu İhracatçı Birliği tarafından kayda alınması gerekmektedir. Bu durum, ihracata konulan bir kısıtlama olarak algılanmamalı, ihracatın madde politikası açısından izlenmesi ve gerektiğinde tedbir alınmasının sağlanmasına yönelik bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.

İHRACI YASAK VE ÖN İZNE BAĞLI MALLARA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 96/31
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 19 Eylül 1996 / 22762

Tarih boyunca, uluslararası ticaretin var oluşundan beri “ihracı yasak mal” kavramı da var olmuş, gelişmiş ülkeler de dahil, tüm ihracı düzenlemelerinde “ihracı yasak mallar” listelerine yer verilmiştir. Bunun yanında, ihracı yasak olmamakla beraber, çeşitli yönlerden taşıdıkları önem nedeniyle bazı ürünlerin de ihracatı için “ön izin”, şart koşulmuştur.

Bu listelerin ayrıntılı olarak bilinmesi gerekli olmamakla beraber, dışticaret kültürü bağlamında, özellikle “İhracı Yasak Mallar Listesi”nin gözden geçirilmesi, “Neden?” sorusuna cevap aranılması, ülkemiz ürün yapısıyla ilgili önemli ip uçlarına ulaşılmasını, dolayısıyla “ürün bilgisi” adına farklılık yaratacak bilgilerle donanmayı sağlayacaktır.

Ticari yönden de konunun önemi şudur: Söz gelimi, taslak halinde cevizden mobilya için pazar araştırması yapıp, satış sözleşmesini de imzaladınız. Malı hazırlattınız, sevk aşamasında ise bu ürünün ihracının yasak olduğunu öğrendiniz. İçine düşeceğiniz maddi ve manevi sıkıntıların büyük olacaktır. O nedenle bir daha söyleyelim: mevzuata uzak durmayın!

Tebliğ, yasak mallar ve ön izne tabi mallar listelerinde yasal dayanak açısından da açıklama getirmekte, bu suretle öğretici ve eğitici bir yaklaşım sergilemektedir.

Ana düzenleme 19 Eylül 1996 yılında çıkan ve aşağıda metni verilen 96 / 31 sayılı Tebliğ olmakla beraber, ortaya çıkan ihtiyaçlar karşısında, yayımlanan ek Tebliğlerle “Ek Listelere” eklemeler veya çıkarmalar yapılabilmektedir.

İTHALAT TEBLİĞİ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : İthalat 2015 / 1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2014 / 29222 (2.Mükerrer)

Ekonomi Bakanlığı 2015 yılına kadar, ithalata ilişkin genel düzenlemeler (İthalat Rejim Kararı, İhracat Yönetmeliği vb.) dışındaki özel düzenlemeleri, her yılın son günü yayımlanan 20 civarında münferit Tebliğle düzenlerken, 31 Aralık 2014 günlü Resmi Gazete’de yayımladığı tek bir Tebliğ içine almıştır.

İş yaşamına başladıktan sonra yapılacak şudur: “İthalat Rejimi Kararı’nı biliyorum, temel öğretiyi de aldım, artık ithalata başlıyabilirim” düşüncesi son derece yanlış bir yaklaşım olur. Örneğin, ithalat konunuz “ozon tabakasını incelten maddeler” olacaksa ve bu konuda özel bir düzenleme olduğundan haberiniz yoksa, ithalat serüveniniz hüsranla sonuçlanır. Bunu dikkate alarak, aşağıda yer alan Tebliğe bu anlayışla bakmak gerekmektedir.

İTHALİ YASAK OLAN MALLAR LİSTESİ

Bu başlık altında öncelikle, “İthalatın Yasaklanması” ile ilgili olarak, bazı genel konuları bilmekte yarar bulunmaktadır.

Öncelikle bilinmesi gereken husus, DTÖ’nün , bilimsel temellere dayanması ve ayrımcılık yapmaksızın uygulanması halinde ithalat yasağına izin vermesidir. Ana ilke budur.

Bu paralelde, İthalat Rejim kararı’nın 5. Maddesi de, ulusal mevzuat kapsamında ilkeyi şöyle koymaktadır:

“Madde 5- Kamu ahlakı, kamu düzeni veya kamu güvenliği; insan, hayvan ve bitki sağlığının korunması veya sınai ve ticari mülkiyetin korunması amaçlarıyla ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde alınan önlemlerin kapsamı dışındaki malların ithali serbesttir.”

Türkiye Gümrük Bölgesine ithali yasak eşyayı belirleme yetkisi, birincil olarak Ekonomi Bakanlığı’na aittir. Bu çerçevede, örneğin, çevrenin korunması yönünden belirli atıklar , kimyasal maddeler ve hurdaların ithali yasaktır.

Diğer taraftan, doğrudan bir ithalat yasağına tabi olmayan ancak, insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması bakımından belirli eşyanın ithali izne bağlı olup, şartları karşılamayan eşyanın ithaline izin verilmemektedir. Örneğin elektronik eşya ithali serbesttir ancak, CE mevzuatı çerçevesinde TSE’nin uygunluk değerlendirmesinde gerekli teknik koşulları karşılamayan eşyanın ithaline izin verilmemektedir. Benzer şekilde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının denetimine tabi tutularak gerekli şartları taşımadığı görülen gıda ürünlerinin ithaline izin verilmez.

Bazı eşya ise, arz ettiği özellikler itibariyle, ancak belirli kurum ve kişilerce ithal edilebilmektedir. Örneğin, işlenmemiş kıymetli madenler ilgili borsa üyesi kuruluşlarca, metal hurdaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilen sanayiciler tarafından, akaryakıt ve madeni yağlar ise yine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından lisanslanan firmalarca yapılabilmektedir.

Mevzuat tekniği açısından önemli olan şudur: Türk Dış Ticaret mevzuatı’nda bağımsız bir “İhracatı Yasak Olan Mallar Listesi” olmasına karşın, “İthalatı Yasak Mallar listesi” adı altında bağımsız bir liste bulunmamaktadır. Bu liste, çeşitli kurumların yetki alanında düzenledikleri “ithalat yasaklarının” bir araya getirilmesiyle oluşabilmektedir. Aşağıda verilen liste de, bu şekilde oluşmuş bir dokümandır. Dolayısıyla, diğer tüm mevzuat parçalarının başıda yer alan “Tebliğ Sayısı; Resmi Gazete Tarih ve Sayısı” şeklindeki not, burada konulamamıştır.

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ VE
KORUNMA ÖNLEMİ TEBLİĞLERİ

Dünya ticareti, Çin’in piyasalara sert bir şekilde girişinden sonra, yaklaşık 20 yıldır “haksız rekabet” olgusuna odaklanmış bulunmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ), bir bakıma varlık amacı olan “uluslararası ticarette haksız rekabet” konusunda son derece hassas bir yaklaşım içindedir. Türkiye, bu alandaki mevzuatını,

– 1 Temmuz 1989 tarihli ve 20212 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun,
– 30 Ekim 1999 tarihli ve 23861 Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar,
– 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik,
– 29 Mayıs 2004 tarihli ve 25476 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve
– 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği

ile “DTÖ kuralları ile uluslararası uygulamalar paralelinde olgunlaştırmıştır. Bu mevzuat, günün gereklerine göre revize edilmekte olup, kitabımızın yayımlandığı tarih itibariyle güncel metinlere, ilgili bölümlerde yer verilmiştir.

Ekonomi Bakanlığı, mevzuatın kendisine verdiği yetkiye dayanarak “Tebliğ” formatında yayımladığı mevzuatla uygulamayı yürütmektedir. Bu suretle “kanun-kararname-yönetmelik-tebliğ” ekseninde, uygulama, deyim yerindeyse kusursuz bir mevzuat kombinasyonuyla yapılmaktadır.

Resmi Gazete’de en çok yayımlanan tebliğler, Maliye Bakanlığı’nın vergi konusundaki tebliğleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın gümrük genel tebliğleri ve Ekonomi Bakanlığı’nın haksız rekabetin önlenmesine ilişkin tebliğleridir. Bu bakımdan özellikle ithalatçılarımızın Resmi Gazete’yi, bu bakımdan da özellikle izlemelerinde yarar bulunmaktadır.

Bir “öğreti kitabı” niteliğinde hazırlamaya gayret ettiğimiz kitabımızın bu baskısında, okuyucuya daha fazla mevzuat bilgisi aktarabilmek amacıyla, haksız rekabetten korunmayı içeren çeşitli Tebliğ örneklerine de yer vermeyi uygun gördük.

Bir ön bilgi olması açısından, aşağıdaki hatırlatma, okuyucunun konuya yatkınlığını kolaylaştıracaktır.

İthalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkındaki mevzuat, korunma mekanizmalarını anti-damping vergisi, kota uygulaması ve telafi edici vergi olarak saymakta; ithalatta korunma önlemleri hakkındaki mevzuat da korunma önlemlerini “gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali mükellefiyet getirilmesi, miktar/değer kısıtlaması, tarife kontenjanı uygulaması veya bunların birlikte uygulanması şeklinde olabilir” ifadesiyle tanımlamaktadır. Bu noktada dikkat edilecek husus, ana başlık altında biri “haksız rekabetin önlenmesi”, diğeri “ithalatta korunma” olarak iki uygulama türü olduğudur.)

İTHALATTA STANDARTLARA UYGUNLUK DENETİMİ TEBLİĞ
(ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ: 2014/1)

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : 2016/1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2014 / 29579 (4. Mükerrer)

“Bazı Tarım ürürnlerinin İhracatında ve İthalatında Ticari Kalite Denetimi Tebliği” başlıklı Tebliğ ile ilgili açıklamalarımızın ilk bölümünü yeniden hatırlatalım:

İhracat ve ithalattaki standardizasyon / ticari kalite denetimine ilişkin şema şu şekildedir:
1.Bazı tarım ürünleri için “ihracatta” ticari kalite denetimi (Ekonomi Bakanlığı)
2.Bazı tarım ürünleri için “ithalatta” ticari kalite denetimi (Ekonomi Bakanlığı)
3.Bazı sanayi ürünleri için “ithalatta” kalite denetimi (Türk Standartlar Enstitüsü)

Bunlardan ilk ikisi, yukarıda bahsettiğimiz “Bazı Tarım ürürnlerinin İhracatında ve İthalatında Ticari Kalite Denetimi Tebliği” ile düzenlenmekte ve uygulama Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.

Üçüncüsü, yani “Bazı sanayi ürünleri için “ithalatta” kalite denetimi” ise, aşağıda verdiğimiz mevzuata (Tebliğe) göre yapılmakta ve uygulama Türk Standartlar Enstitüsü tarafından yürütülmektedir.

Not: İlgilenenlerin, www.resmigazete.gov.tr veya www.mevzuat.gov.tr sitelerinden bu Tebliğin tüm eklerine ulaşıp sistemi görmelerini, konuyu daha iyi anlamalarını sağlayacaktır.

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ
(İHRACATTA KDV İADESİ)

Yayımlayan Kurum : Maliye Bakanlığı
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 26 Nisan 2014 / 28983

“İhracatta Vergi İadesi” kavramı, 1960’ların başından itibaren ihracatın, adeta “başaktörü” olmuş, Türk Lirasının devamlı surette değer kaybı yanında, ihracatçının en büyük “teşvikcisi” olmuştur. Zaman içinde bu iki unsur, ihracatımızın yegane teşvik araçları olarak sistem içinde yerini almış, hatta giderek kurumsallaşmıştır.

İhracatta vergi iadesi sistemi, uluslararası yükümlülüklerimizin de baskısıyla, hataları ve sevaplarıyla, 90’lı yılların başında terkedilmiş, adına “modern teşvikler” denilen “İhracatta Devlet Yardımları” uygulamaya konulmuştur.

Terminolojiye “vergi iadesi” adıyla yerleşen ifade, bu defa 90’lı yıllardan itibaren, ihracatta Katma Değer Vergisi’ni belirtmek amacıyla kullanılmaya devam edilmiştir.

İhracatta KDV iadesi, ihracatta vergi iadesi gibi, doğrudan ve etkin bir teşvik unsuru değilse de, ihracatı takiben KDV kadar bir meblağın ihracatçıya geri dönmesi (ödenmesi) özelliği nedeniyle, bir anlamda “teşvik” olarak değerlendirilmelidir. Özellikle, teşvik ve destekleme unsurlarının sayısının, büyüklüklerinin ve bunlar için ayrılan mali kaynakların giderek daraldığı ve sınırlandırıldığı dönemlerde, KDV iadelerinin öneminin daha da arttığını belirtmek gerekmektedir.

Ekleriyle birlikte Resmi Gazete’de 270 sayfa olarak yayımlanan bu Tebliğ, Cumhuriyet tarihimizin “Tebliğ” formatındaki en hacimli metni olmuştur. Daha önce onlarca farklı Tebiğle düzenlenen sistemin tek bir metin içinde düzenlenmesi nedeniyle oluşan bu büyük hacim içinden, ihracat ve ithalatla sadece doğrudan ilintili maddelerin kitabımız metnine alınmasıyla yetinilmiştir.

KİMYASAL SİLAHLAR SÖZLEŞMESİ EKİNDE YER ALAN KİMYASAL MADDELERİN İHRACATINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2002 / 12
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 7 Ocak 2003 / 24986

Bu Tebliğ de, bu bölümde yer alan “Çift Kullanımlı ve Hassas Maddelerin İhracatının Kontrolüne İlişkin Tebliğ”deki temel prensip dahilinde insan ve insanlığın “selameti” kollanılarak, çok taraflı bir sözleşme olan “Kimyasal Silahların Geliştirilmesinin, Üretiminin, Stoklanmasının ve Kullanımının Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme”ye dayanılarak düzenlenmiştir. Diğer mevzuat metinlerinde olduğu gibi “Ekler”e atıfta bulunulmaktadır. İlgi duyanların, Tebliği, Resmi Gazete’den bu ekleri bularak analiz etmeleri kaçınılmaz bir gerektir.

OFFSET UYGULAMALARINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2007 / 6
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 27 Temmuz 2007 / 26595

Bir önceki Tebliğ (Bağlı Muamele ve Takas Hakkında Tebliğ) ile ilgili açıklama bölümünde de belirttiğimiz üzere, ticaretin ilkel şekli diyebileceğimiz “takas”, gündemdeki yerini her zaman korumuş ve modern takas teknikleri geliştirilmiştir.

Alt ayırımında takasın da yer aldığı, dış ticaret terminolojisindeki ifadesiyle “Karşılıklı Ticaret”in modern versiyonlarından biri de “Off-Set Ticaret”tir. Dış ticarette gelişmiş ülkelerin de uyguladığı bir yöntem olan “Off-Set”, ülkemizde 1980’li yılların sonundan itibaren ve savunma sanayi alanında başarıyla tatbik edilmiştir.

Takip eden yıllarda, Dış Ticaret Müsteşarlığı (bugünkü Ekonomi Bakanlığı), ülkemiz ihraç malı kompozisyonuna ve ihracatımızın genel yapısına çok uygun olan Off-Set’i, kamu ihaleleri başta olmak üzere yaygınlaştırma çabası içine girmişse de, bu alanda fazlaca mesafe katedilememiştir.

Tebliğ, “Bağlı Muamele ve Takas Hakında Tebliğ”le kıyaslandığında, bir mevzuat düzenlemesinin yanı sıra, öğretici ve eğitici bir nitelik de taşımaktadır.

ONAYLANMIŞ KİŞİ STATÜSÜNE İLİŞKİN
GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 1)

Yayımlayan Kurum : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Sıra No:1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 30 Aralık 2011 / 28158 (3.Mükerrer)

1990’lı yılların ikinci yarısı, ülkemiz ihracatı ve ihracatçısı için önemli kurumsal düzenlemelerin yapıldığı dönemdir. Bunlardan biri de, o tarihlerde ihracatçılar arasında “güvenilir ihracatçı” olarak adlandırılan bir isimle yürürlüğe konulan ve “belli şartları taşıyan ihracatçılara, gümrük işlemlerinde kolaylık getirilmesi” olarak özetlenebilecek sistem, zaman içinde çok önemli bir kurumsal düzenlemeye kavuşmuş ve bugün artık, ihracatçımızın “olmazsa olmazı” sayılan “Onaylanmış İhracatçı” kavramı, sağlam bir mevzuat alyapısına sahip bir düzenleme olarak dış ticaret yaşamımızda yerini almıştır. Esasen bu durum, “ihracatçı ülke” olma yolundaki önemli adımlardan biri olarak değerlendirilmelidir.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bu sistemi günün ihtiyaçlarına ve gelişmelere göre zaman zaman revize etmektedir. Son olarak aşağıdaki Tebliğ ile yeni bir düzenleme daha yapılmıştır. Diğer mevzuat bölümlerinde ifade ettiğimiz gibi, özellikle dış ticaret öğretisi alanlara bu tür mevzuat düzenlemeleri bir “ip ucu” olarak verilmekte, yapılacak yeni düzenlemeler ve değişiklikleri izlemeleri önemle tavsiye edilmektedir. Bu Tebliğin de bu çerçevede izlenilmesi, takip edilmesi gerekmektedir.

Tebliğin sağlıklı olarak anlaşılabilmesi için, kitabımızın bu bölümünde Gümrük Yönetmeliği’nin “Onaylanmış Kişi / İhracatçı” kategorizasyonunun yapıldığı 22-26.maddeleri de Genelgeden önce aşağıda verilmektedir. Onaylanmış İhracatçı olgusunun önce Gümrük Yönetmeliği’nin okunması suretiyle anlaşılması, bilahare Genelgeye bakılması doğru bir mevzuat okuma yöntemi olacaktır.

OZON TABAKASINI İNCELTEN MADDELERİN
İHRACINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2014 / 1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 24 Ocak 2014 / 28892

Çeşitli defalar değinildiği üzere, ihracat ve ithalatla ilgili düzenlemeleri yönlendiren husus, bazı durumlarda “uluslar arası yükümlülükler” olmaktadır. Aşağıda yer alan metin de bu çerçevede hazırlanmıştır. Tebliğ içeriğinde de görüleceği üzere bu düzenlemede “Birleşmiş Milletler İnsan ve Çevre Konferansı Beyannamesi ile Birleşmiş Milletler Çevre Programının Dünya Ozon Tabakası Eylem Planı” ön polana çıkmakta,

– Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi ve
– Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü

ile de “uluslararası yükümlülük” konusu netleşmektedir. Ancak bu Tebliğin “Kapsam ve Dayanak Maddesi”, bütün sözleşme ve protokol değişikliklerine atıfta bulunulmak suretiyle, eşine ender rastlanacak şekilde karmaşık olarak düzenlenmiştir. Mevzuat yapma tekniği itibariyle “ Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü ile bu Protokolün tüm değişiklikleri…” denilmesi daha pratik bir yaklaşım olurdu.

Okuyucuya, bir de “Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin İthaline İlişkin Düzenleme” (31 Aralık Resmi Gazatelerinde yayımlanan genel “İthalat Tebliği”) olduğunu, sırası gelmişken hatırlatalım.

SEKTÖREL DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİ STATÜSÜNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2004/4
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 2 Temmuz 2004 / 25510

1980 yılında başlayan ihracat hamlesi, Dış Ticaret Sermaye Şirketlerinin öncülğünde 90’lı yıllara kadar artış eğilimini sürdürmüştür. 80’li yılların sonundan itibaren KOBİ’lerin önem kazanmaya başlaması bu işletmelerin ihracata yönlendirilmesi gereğini de beraberinde getirmiştir. Bu gerekten yola çıkılarak 1994 yılında ülkemiz ihracat sistemine yeni bir model daha kazandırılmış ve küçük ve orta boy işletmelerin ihracata yönlendirilmelerini sağlamak üzere, kısaca “SDŞ” olarak anılan Sektörel Dış Ticaret Şirketleri, gerekli mevzuat düzenlemeleriyle hayata geçirilmiştir.

İlk yıllarda KOBİ’ler için önemli bir yurtdışı açılım olarak görülen model, arzulanan sonuçların alınmasını sağlayamamış ve SDŞ’ler ihracatımız içinde ancak %1–2 oranında pay alabilmişlerdir. SDŞ’ler devlet yardımlarından öncelikli ve ayrıcalıklı olarak yararlandırılmakta iseler de, bugün için sistemin istenilen seviyelerde gelişmesi sağlanamıştır. Model, iyi ve yerinde düşünülmüş bir model olmakla birlikte, KOBİ’lerimizin sisteme ilgi göstermeleri ve ihracat yolunda gayretli davranmaları, istenilen sonuçlara ulaşılmasında yararlı olacaktır.

SEKTÖREL TANITIM GRUPLARININ KURULUŞU VE
FAALİYETLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2010 / 6
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 11 Haziran 2010 / 27608

Türkiye, 1980’lerde başladığı ihracat hamlesini, zaman içerisinde çeşitli yöntemler kullanarak geliştirme, çeşitlendirme ve renklendirme gayreti içinde olmuştur. Bunlar arasında, 1990’ların ortalarında, o zamanki adıyla Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından başlatılan “Tanıtım Grupları” uygulamasının da oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır.

İlk olarak, ülkemiz fındığının Çin’e, Japonya’ya ve ABD’ye pazarlanabilmesi amacıyla “Fındık Tanıtım Grubu – FTG” faaliyete geçirilmiş, bilahare deri konfeksiyon, makine, narenciye gibi önemli sektörlerde de tanıtım grupları oluşturularak, bu sektör ihracatının geliştirilmesi gayreti gösterilmiştir.

“Tanıtım Gruplarının” ihracat içinde önemli bir işlev üstlenmesinin yanı sıra, çeşitli sektörlerden yoğun bir şekilde gelen taleplerin belli bir düzen içinde incelenip sonuçlandırılabilmesi ve bu bu alanda kurumsallaşabilmek temel düşüncesiyle konuya ilişkin bu Tebliğ çıkarılmıştır.

SERBEST BÖLGELERDEN BAŞKA BİR ÜLKEYE YAPILAN SATIŞLARIN
TÜRKİYE İHRACAT KREDİ BANKASI A.Ş.’NİN KREDİ, SİGORTA VE
GARANTİ HİZMETLERİNDEN YARARLANDIRILMASI HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2014 / 7
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 27 Kasım 2014 / 29188

Serbet Bölgeler, hiç şüphesiz ki, 1980’lerin yurtdışına entegre olma mekanizmalarının önemli unsurlarındandır. 1990’larda da, deyim yerindeyse Türkiye için gelişme dönemini yaşamış, ülke genelinde heyecan yaratmıştır. Ancak, ülkemizde her heyecan yaratan yenilikte olduğu gibi bu sistem de “abartılı” bir yayılma süreci ile, neredeyse maksadını aşar bir noktaya gelmiştir. 2000’lere gelindiğinde ise, bazı vergisel uygulamalarla (AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasıyla, sermaye şirketleri için “kurumlar vergisi”, şahıs şirketleri ve gerçek kişi tacirler için “gelir vergisi” dışındaki tüm veeri, resim, harç ve prim istisnaları kaldırılmıştır. Ülkemizin AB’ye tam üyeliği gerçekletiğinde ise mevcut istisnalar da kaldırılacaktır) Serbest Bölgelerin cazibelerini yitirme endişesi baş göstermiştir.

İşte, aşağıda metni yer alan düzenlemeyle, serbest bölgelerin cazibesinin sürdürülmesi, hatta arttırılması hedeflenmiştir. Tebliğin “Amaç” maddesindeki “Türkiye’de kurulan Serbest Bölgelerde üretim ruhsatı sahibi kullanıcılarca üretilen eşyanın başka ülkelere satışları ile alım-satım ruhsatı sahibi kullanıcılarca serbest bölgeden veya Türkiye’den temin edilen Türk mallarının Serbest Bölgelerden başka ülkelere satışlarını artırmak için, bu kullanıcılara üretim, yatırım ve/veya sevk öncesi aşamalarında işletme sermayesi ihtiyaçları için finansman desteği sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.” şeklindeki ibare de, bu amacın ifadesidir.

SINIR TİCARETİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : 2009 / 7
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 16 Haziran 2009 / 27260

Bu Tebliğle, sınır ticaretini, rasyonel ve gerçekçi bir yaklaşımla daha fazla “uygulanabilir” hale getirebilmek amacıyla yürülüğe konulan ve 16 Mayıs 2009 tarih ve 27230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin 1 Aralık 2008 tarih ve 2008/14451 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın işletilmesinin sağlanması amaçlanmakatdır. Geneli itibariyle bir yorum yapıldığında, Tebliğin, bu ticaret yönteminin, mahalli otorite ve kurumlara yetki verilerek işletilmesinin daha uygun olacağı ana fikrinden yola çıkılarak hazırlandığı anlaşılmakta ve bunun da doğru bir yaklaşım olduğu değerlendirilmektedir.

ŞEKER İHRACATI VE ÖN İZİN BELGESİ DÜZENLENMESİNE
İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Şeker Kurumu
Tebliğ Numarası : Numarasız yayımlanmıştır
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 2 Ekim 2013 / 28783

Şeker; üretim, iç tüketim, ihracat ve ithalat açısından son derece önemli ve hassas bir üründür. İç piyasa fiyatları, dünya fiyatlarına göre yüksek olduğundan bu ürünle ilgili olarak, kamu kurumları, spekülasyonu, karaborsayı ve haksız kazanç durumunu önlemek amacıyla, zaman zaman çeşitli tedbirler almaktadır. Örneğin Dahilde İşleme Rejimi Kararı’nda ve Tebliğlerde şeker konusunda özel hükümler bulunmaktadır.

Aşağıdaki tebliğle, Şeker Kurumu sistemin belli bir düzen ve disiplin içinde yürütülebilmesi amacıyla, dahilde işlemeyi de kapsama alan bir düzenleme yapmıştır. Sektörün içinde olmayanların da, salt dış ticaret öğretisi ve kültürü adına, bir ürünün ne kadar önemli olabileceğinin farkına varabilmeleri açısından Tebliğe göz atmalarında fayda görülmektedir.

TEK TARAFLI KONTROL SİSTEMİ KAPSAMINDA KOTAYA TABİ
TEKSTİL ÜRÜNLERİNE AİT KOTALARIN DAĞITIMI VE YÖNETİMİNE
İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : İthalat 2015 / 1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2014 / 29222

Kitabın tamamını gözden geçiren faydalanıcılar da farkına varmışlardır, ithalat ihracata oranla, en az iki kat daha fazla mevzuat hacmine ve özellikle “teknik mevzuat” hacime sahiptir. Bunun da normal karşılanması gerekmektedir. Çünkü, dünyanın gelişmiş ülkeleri de dahil, tüm ülkeler kendilerini, Dünya Ticaret Örgütü Kurucu Antlaşması ve ek antlaşmalar ile diğer çok taraflı ve ikili antlaşmalarla ve benzer uluslararası düzenlemelerle konulan kurallara uygun olmak kaydıyla, ithalatlarını kontral altında tutmak için, ulusal mevzuatlarında çok sayıda önlem almakta; hatta bu önlemler, ithalatta “caydırıcı” etki yaratmaya yönelik de olmaktadır.

Bu Tebliğin, bir yandan teknik bir düzenleme olarak incelenmesi, diğer yandan da yukarıdaki paragrafta anlatılarlar çerçevesinde değerlendirilmesi faydalı olacaktır.

Konu, tekstil ithalatı yapmak isteyenler veya yapanlar açısından hafife alınmalı, Tebliğ, metin içinde atıfta bulunan “Eklerin” de incelenmesi suretiyle mercek altına alınmalıdır.

TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA
32 SAYILI KARARA İLİŞKİN TEBLİĞLER

Yayımlayan Kurum : Hazine Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : 2008 / 32-34
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 28 Şubat 2008 / 26801

Bakanlar Kurulu Kararnameleri’nin verildiği bölümde, “32 sayılı Karar” ile ilgili kısımda da ifade edildiği üzere, bu Karar, ülkemiz Kambiyo Rejimi açısından yeni bir dönem, madde bazında gerekli değişiklikler ve ilaveler yapılmıştır. Son olarak, aşağıda yer alan 2008-32/34 sayılı Tebliğ yürürlüğe konulmuştur.

Uygulamaya ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası I–M sayılı Genelgesi” de (“Genelgeler” bölümüne bakınız) , ayrıntılar bağlamında okunması ve incelenmesi gereken temel metindir.

Bunun yanında, yine Merkez Bankası tarafından yayımlanan ve TCMB web sitesinde de yer alan “talimat” (“bankalara talimat” şeklinde de okunabilir) formatındaki çeşitli metinlerle de dışticaret uygulama esasları ayrıntılarıyla düzenlenmektedir.

32 sayılı Karar’a ilişkin Tebliğlere, salt “kambiyo mevzuatı” penceresinden bakmamak, aynı zamanda “ihracat ve ithalata ilişkin deyim ve tanımlar konusunda bir öğreti” gözüyle de bakmak gerekmektedir. “Kambiyo Rejimi Tebliğleri”, dış ticarete yeni girenlerin önemle dikkate almaları ve hatta incelemeleri gereken mevzuat düzenlemelerinin başında gelmektedir.

Ancak, TPKK hakkındaki 32 sayılı Karar’da, adeta bir devrim niteliğinde, 8 Şubat 2008 tarihindeki Resmi Gazete’de yapılan değişiklikle “dövizlerin yurda getirilme sürelerine” ilişkin uygulamanın yürürlükten kaldırılmasıyla, TPKK mevzuatının ihracatçı için en önemli sayılabilecek düzenlemesi de sona ermiştir. Kararda yapılan değişikliğe paralel olarak, aşağıdaki metinde de görüleceği üzere, 32-34 sayılı Tebliğde de gerekli değişiklikler yapılmıştır.

TÜRKİYE’DE İKAMET ETMEYENLERE
ÖZEL FATURA İLE YAPILAN SATIŞLAR HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2003/3
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 30 Nisan 2003 / 25094

Tebliğ esas itibariyle, 90’lı yılların ilk yarısında başlayan ve bir dönem yılda 7-8 milyar ABD doları seviyesinde döviz geliri sağladığımız “bavul ticareti” ile ilgili bir “kayıt altına alma” düzenlemesi mahiyetindedir. Tebliğin tamamına bakıldığında, Türkiye’de ikamet etmeyenlere özel fatura ile yapılan satışların, faturayı düzenleyen firmaya ihracatla ilgili bazı avantajlar (ihracat olarak kabul edilme ve ihracat taahhütlerine sayılma imkanı gibi) sağladığı da görülecektir. Bu özellikleri itibariyle Tebliğ, bavul ticaretinin ülkemiz mevzuatına kazandırdığı bir metin niteliğindedir.

Bavul ticareti konusunda şunun da bilinmesi gerekmektedir: Bu tür ticaret, deyim yerindeyse atipik bir ticaret türüdür. Ancak bu yöntem, toplam ihracatımızın 27 milyar dolar seviyelerinde olduğu 90’lı yılların ikinci yarısında 8 milyar dolar seviyelerine çıkmış, başka bir deyişle, Türkiye istisnai bir yöntemle, normal ihracatımızın neredeyse % 25’i kadar daha ihracat yapar hale gelmiştir. Bu yöntem, rasyonel ölçülere, Rusya ve Ukrayna’nın aldığı önlemlerle çekilebilmiştir. İhracatımızın 114 milyar olduğu 2010 yılında, bavul ticareti de 5 milyar seviyelerinde gerçekleşmiş, “iş” akılcı bir baza oturmuştur. 135 milyar dolarlık ihracat geliri sağlanan 2011 yılında da, bavul ticareti verilerinin yaklaşık aynı değerlerde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.

Bavul ticaretinin merkezi konumundaki Laleli’de faaliyet gösteren iş adamları, Rusya’nın 2011 yılında Dünya Ticaret Örgütü üyesi olmasıyla, kısıtlamaların ve engellerin kalkmasıyla, bu ülke ile olan bavul ticaretinin büyük ölçüde “olağan” ticaret kanalına yönleneceğini belirtmektedirler.

ULUSLARARASI GÖZETİM ŞİRKETİ STATÜSÜNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2015/24
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2014 / 29222

Kitabımızın çeşitli bölümlerinde, dış ticaretin ana unsurları olarak “maliyet” ve “kalite” vurgulaması yapılmıştır. Herhangi bir malın üretildikten sonra kalite kontrolünün yapılması, üretici için etik ve çağdaş bir yaklaşım niteliği taşıdığı gibi; kalite kontrolleri, ticari ihtilaf çıktığında da, ihracatçının elini güçlendiren bir “delil” mahiyetine de sahip bulunmaktadır.

Bu çerçevede, dış piyasaya sunulacak malların kalitelerinin, güvenilir ve daha da önemlisi, uluslararası alanda onaylanmış kurumlar tarafından yapılması çeşitli yönlerden önem arz etmektedir. Gözetme şirketleri, verdikleri belgelerle, bir anlamda malın kalitesini garanti altına almakta, başka bir ifadeyle malın “garanti belgesini” düzenlemektedirler. Bu bakımdan, gözetme ve gözetme şirketleri olgusunun dış ticaret faaliyetleri bağlamında dikkatle değerlendirilmesinde sonsuz yarar bulunmaktadır.

Bu hususun özellikle, ihracat (veya ithalat) sözleşmelerinde dikkate alınması, hem satıcı hem de alıcı açısından bir emniyet sübabı niteliği taşıyacaktır. Zira, mal satışına ait uluslararası sözleşmelerde, Uluslararası Ticaret Merkezi (International Trade Center – ITC) başta olmak üzere, önerilen tüm sözleşme örneklerinde “Gözetim” veya “Ekspertiz Prosedürü” başlıkları altındaki maddelerle, malın sözleşmedeki standarda, tanıma ve koşullara uygunluğunun, uluslararası gözetim şirketleri tarafından rapora bağlanması sözleşmenin taraflarınca kabul edilmekte, bu şekilde uyuşmazlıkların da minimize edilmesi mümkün olabilmektedir.

ÜLKE MASALARININ GÖREV VE FAALİYETLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2012 / 7
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 15 Kasım 2012 / 28468

Faaliyetine 1960 yılında başlayan ve düzenledikleri kapsamlı ürün ve ülke raporları ile ihracatçılarımıza büyük destek sağlayan, 90’lı yıllardan itibaren, bu hizmeti yanında “İhracatta Devlet Yardımları” mekanizması içinde uygulamacı kurum haline de getirilen İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME), 2011 kamu reformu kapsamında lağvedilmiş ve personeli Ekonomi Bakanlığı’na devredilmiştir. Ekonomi Bakanlığı’nın “Ülke Masaları” adı altında formatladığı hizmet, bir bakıma İGEME’nin lağvedilmesinin yarattığı boşluğun doldurulmasına yöneliktir.

Önümüzdeki mevzuata bakınca, uygulama açısından karmaşık bir yapı gözlenmektedir. Umulan, İGEME’nin hazırlayıp ihracatçının yararlanmasına sunduğu ayrıntılı ürün-ülke-sektör raporlarını da kapsayacak bir “ülke masası” çalışmasıdır.

ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE DENETİMİ TEBLİĞLERİ (DİĞERLERİ)

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Ürün Güvenliği ve Denetimi 2016 / 1-23
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 31 Aralık 2015 / 29579 (4. Mükerrer)

Başlıkta, parantez içinde (Diğerleri) notunun bulunmasının sebebi, ürün güvenliği ile ilgili temel üç Tebliğe;

– Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatında ve İthalatında Ticari Kalite Denetimi Tebliği
– İhracatta Ticari Kalite Denetimlerinin Risk Esaslı Yapılması Amacıyla Firmaların Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ
– İthalatta Standartlara Uygunluk Denetimi Tebliği

başlıkları altında bu bölümde, alfabe sırasına göre yer vermiş olmamızdan kaynaklanmaktadır. Yer darlığı nedeniyle, Ekonomi Bakanlığı’nın “Ürün Güvenliği ve Denetimi” başlığı altındaki 23 adet Tebliğinin metinlerini burada verememekle beraber, aşağıda Tebliğ başlıklarını vererek, en azından, ilgileneceklere yol gösterme görevimizi yapmayı amaçladık.

Bu Tebliğler, her yıl Aralık ayının son günü Resmi Gazete’de, düzeltilerek ve/veya yenileri eklenerek yayımlanmaktadır. Bu da bize, dış ticaretin ne denli bir “yaşayan organizma” olduğunu göstermektedir.

Diğer bölümlerde yeri geldikçe yaptığımız uyarılardan birini burada tekrarlayalım:
İlgilendiğiniz ürünün ithalatında özel bir düzenleme olup olmadığını bilmek için aşağıda listesi verilen Tebliğlerden haberdar olmanız gerekmektedir.

Örneğin, Japonya’dan bir tarım ürünü ithal edecekseniz.“Japonya’dan İthal Edilecek Gıda ve
Tarım Ürünlerinin Radyasyon Kontrolü Tebliği”nin varlığını bilmeniz, bu Tebliği
incelemeniz ve buna göre hareket etmeniz gerekecektir. Ancak, aynı zamanda şunun da
bilinmesi lazımdır:

Japonya’da 2011 yılında yaşanan deprem felaketi sonrası meydana gelen nükleer kaza
nedeniyle alınan önlemlerin bir sonucu olan bu Tebliğ bir müddet sonra, radyasyon
tehlikesinin ortadan kalkmasıyla yürürlülük dışı kalacaktır. Bu bakımdan piyasanın içinde ve
gelişmelerin farkında olmak iyi bir dış ticaretçinin olmazsa olmazıdır.

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARARIN
UYGULANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : 2012 / 1
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 20 Haziran 2012 / 28329

18 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’ın (Bakanlar Kurulu Kararı) uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen ve Kararnameden bir gün sonra yayımlanan bu Tebliğ, ekleriyle birlikte, yatırım teşvikleri açısından en önemli mevzuat düzenlemesidir.

Kararname ile ilgili bölümde belirttiğimiz gibi, yeni yatırım teşviki sistemi iki noktada ağırlık kazanmaktadır:
1. İthalatında aşırı artış olan ham madde ve yarı mamul maddelerin ülke içinde üretilmesinin sağlaması.
2. Ekonomik kalkınma açısından, 6. bölgede yatırımların özendirilmesi.

Tebliğ, incelendiğinde de görülecektir, akla takılan pek çok soruya cevap verecek
nitelikte kaleme alınmıştır. Ekleriyle birlikte, anlaşılabilir, geniş bir düzenlemedir. Ekleri, kitabımızın hacminin elvermemesi nedeniyle kapsama alamamaktayız. Ancak, bir ön fikir verebilmesini teminen eklerin başlıklarını (adlarını) aşağıya çıkarmayı uygun gördük.nedeniyle

Ek 1: Teşvik Belgesi Müracaat Formları
A – Yatırım Bilgi Formu
B – Beyan ve Taahhüt Örnekleri
C – Makine ve Teçhizat Listesi Örnekleri
D – Müracaat Formu Doldurma Kılavuzu
Ek 2: Yatırımın Karakteristiğine Bağlı Olarak Teşvik Belgesi Talebinde Bulunulmadan Önce İlgili Mevzuatı Gereği Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarından Alınması Gereken Bilgi ve Belgeler
Ek-3: Teşvik Belgesi Müracaatlarını Değerlendirebilecek Yerel Birimler
A) Sanayi Odaları
B) Kalkınma Ajansları
Ek 4: Yerel Birimlerce Teşvik Belgesi Düzenlenebilecek Sektör ve Konular
Ek 5: Yatırım Tamamlama Vizesi İçin İstenecek Belgeler
Ek 6: Yatırım Takip Formu
Ek 7: Yatırım Tamamlama Ekspertiz Raporu Örneği
Ek 8: Sosyal Güvenlik Kurumunca Bakanliğa Gönderilecek Talep Formu
Ek 9: Ekonomi Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü Hesap Numaraları
Ek10: Stratejik Yatırımlara İlişkin Katma Değer Hesabı ve Değerlendirme Esasları

Yatırım teşvik konseptinin tamamını görmek ve incelemek isteyenlerin, “Teşvik Belgesi Müracaat Formları”ndan Yatırım Bilgi Formu”ndan , “Stratejik Yatırımlara İlişkin Katma Değer Hesabı Ve Değerlendirme Esasları”na kadar, tüm ekleri dikkatle okumalarını ve analiz etmelerini tavsiye etmekteyiz.

Bu eklerin, özellikle “yatırım terminolojisi” açısından da değerlendirilmesi önemlidir.

(2004) YORK ANVERS KURALLARI HAKKINDA TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Hazine Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : Numarasız yayımlanmıştır.
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 13 Ocak 2014 / 28881

Deniz ticareti, dünya ticareti içinde yaklaşık % 60 oranında bir paya sahip bulunmaktadır. Dünya ticaret tarihine bakıldığında da, gerçek anlamda ihracat ve ithalatın, önce deniz ticareti ile başladığı görülecektir. Gerek tarihsel önemi, gerekse toplam içindeki büyük pay yanında, karmaşık bir taşıma yapısı arzetmesi nedeniyle, tüm ülkeler, milli mevzuatlarında deniz taşımacılığı ile ilgili olarak çok ayrıntılı ve geniş kapsamlı düzenlemeler yapmışlardır. Örneğin, bu bağlamda 1533 maddelik Türk Ticaret Kanunu’nun yaklaşık üçte birlik bir bölümünü oluşturan 471 maddesi (931-1400.maddeler arası) deniz ticaret hukukunu düzenlemektedir.

Deniz ticaretinin yapısı itibariyle uluslararası düzenlemeler, iç hukuk düzenlemelerinden daha öne çıkmaktadır. Örneğin, dış ticarette teslim şekilleri “Incoterms” başlığı altında Uluslararası Ticaret Odası tarafından düzenlenmekte, haksız rekabet konusunda Dünya Ticaret Örgütü’nün koyduğu kurallar başrol oynamakta, sözleşmeler bağlamında Uluslararası Ticaret Merkezi önemli bir konumda bulunmaktadır. Özetle, dünya ölçeğindeki ticari ilişkileri düzenleyen birçok uluslar arası kural bulunmaktadır. Bunların bir çoğu da çok taraflı anlaşma şeklinde formatlanmaktadır. Bunlardan biri de “2004 York Anvers Kuralları”dır.

Dış ticaret öğretisinde bir “ihtisas konusu” olarak algılanabilecek bu kurallardan, değerli okuyucularımızın, en azından “haberdar” olmaları, Vakfımızın “dış ticaret öğretisinde farkındalık yaratmak” ilkesinin bir gereğidir.

2004 York Anvers Kuralları, Türk Ticaret Kanunu’nun “Deniz Kazaları” başlıklı böümünde şu şekilde tanımlanmaktadır: “Ortak bir deniz sergüzeştine atılmış olan gemiyi, yükü, diğer eşyayı ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden onları korumak amacıyla ve makul bir hareket tarzı oluşturacak şekilde, bile bile olağanüstü bir fedakârlık yapılması veya olağanüstü bir gidere katlanılması hâlinde “müşterek avarya hareketi” var sayılır ve bu hareketin doğrudan doğruya sonucu olan zarar ve giderler müşterek avarya olarak kabul edilir.

Daha anlaşılır bir ifadeyle, müşterek avarya durumunda, gemiden bazı mallar denize atılarak gemi hasar almaktan veya batmaktan kurtarılmakta, malı atılan, yani fedakarlıkta bulunan yük sahiplerinin zararı, malı kurtulan yük sahipleri, donatan ve işleten tarafından karşılanmaktadır. Bu yönüyle sigorta konusunu yakinen ilgilendirmektedir.

York Anvers Kuralları, işte bu durumu ayrıntılandıran bir metin olup, sigorta konusunda yetkili olan Hazine Müsteşarlığı tarafından, uyulması gereken düzenleme olarak ilgililere bir duyuru mahiyetinde Tebliğ olarak yayımlanmıştır.

YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK VE TEKNİK MÜŞAVİRLİK HİZMETLERİ
KAPSAMINDA YAPILACAK İHRACAT VE İTHALATA İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Ekonomi Bakanlığı
Tebliğ Numarası : Serbest Bölgeler (2013/1)
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 10 Nisan 2013 / 28614

Ülkemizde ihracat, dışa açılma, serbest ekonomi, dış ticaret gibi kavramların henüz yerleşmediği dönemlerde başlayan “yurt dışı müteahhitlik hizmetleri”, geçen süre zarfında oldukça önemli bir mesafe katetmiş ve başlangıçtan bugüne kadar geçen yaklaşık 30 yıllık bir zaman zarfında 60’ın üzerinde ülkede, 60 milyar ABD doları seviyesinde proje üstlenen firmalarımızın, dışa açılma bağlamında öncülük ettiklerini ifade etmek gerekmektedir.

Yurt dışında müteahhitlik hizmetleri ile ilgili süreç içinde, yurt dışında proje üstlenen firmalarımızın yaşadıkları sorunlar Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Türk Eximbank gibi kurumların gayretleriyle aşılmaya çalışılmış ve bu yönde önemli mesafeler katedilmiştir. Bu bağlamda özellikle Türk Eximbank’ın bu sektör için uyguladığı programların incelenmesinde yarar bulunmaktadır.

2011 yılının Haziran ayında yapılan idari reform kapsamında, eski Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın işlevini yürütmek üzere kurulan Ekonomi Bakanlığı bünyesinde “Anlaşmalar Genel Müdürlüğü” olan ilgili birim değiştirilmiş ve “Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğü” ilgili ve yetkili birim konumuna getirilmiştir. Daha önce “Anlaşmalar 2008/1” şeklinde yayımlanmış bulunan Tebliğ, bu yetki değişimi ve günün gerekleri dikkate alınarak “Serbest Bölgeler 2013 / 1” sayısıyla yeniden yayımlanmıştır.

YURT DIŞINDA FUAR DÜZENLENMESİNE VE DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Yayımlayan Kurum : Dış Ticaret Müsteşarlığı
Tebliğ Numarası : İhracat 2010 / 5
Resmi Gazete Tarih ve Sayısı : 7 Mayıs 2010 / 27574

“Fuarlar”, dünya ticaret tarihinin temellerinin atılmasıyla birlikte doğmuşlardır. “Pazar”, “Panayır”, “Sergi” ve benzeri adlarla zamanımıza kadar gelen “Fuarlar ve Fuarcılık” olgusu, bugün milyarlarca dolarlık ticaret bağlantılarının yapıldığı platformlar halini almışlardır.

Özellikle 2.Dünya Savaşı’nın bitimini izleyen yıllarda ve savaşın mağlubu Almanya’nın öncülüğünde Dünya Fuarcılığı altın çağını yaşamaya başlamıştır. Başta Almanya olmak üzere, dünyanın birçok kenti, düzenlediği fuarlarla anılmaya başlamış, bazı kentlere “Fuarlar Şehri” unvanları verilmiştir.

Ülkemizde ise fuarcılık anlayışı ve algılaması, uzun yıllar, İzmir Enternasyonel Fuarı ile sınırlı kalmış, “yarı ticaret – yarı eğlence” şeklindeki İzmir Fuarı, işin uluslararası ticaret yönünden değerlendirilmesi bir yana, insanlarımızın zihinlerine “Fuar” kavramını yerleştiren önemli bir olgu şeklinde yorumlanmalıdır.

Fuarların önemi, ülkemizin dünya ticaret sahnesinde giderek yoğun bir biçimde yer almasına paralel olarak artmıştır. Bir yandan yurt dışındaki fuarlara katılım yoğunlaşırken; bir yandan da, organizasyonel açıdan son derece hızlı ve çağdaş bir gelişim izlenmiştir. Bu gelişimde Ekonomi Bakanlığı’nın yönlendirici tutum ve yaklaşımının, birincil derecede önemli rol oynadığı hususunun teslim edilmesi gerekmektedir.

Tebliğ ile, Ekonomi Bakanlığı, yurt dışında fuar düzenleyecek firmaların belli bir disiplin altında çalışmalarını amaçlamakta, ayrıca bu çalışmaların, belli kriterler dahilinde izlenmesini kurallara bağlamaktadır.