2025 yılına ilişkin Uluslararası Göç İstatistikleri, Türkiye’nin son yıllarda göç hareketliliğinin merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçtiğimiz yıl yurt dışından Türkiye’ye gelen kişi sayısı önemli ölçüde artarken, Türkiye’den yurt dışına gidenlerin sayısı da yüksek seviyesini korudu.

Verilere göre 2025 yılında Türkiye’ye yurt dışından 393 bin 829 kişi göç etti. Bu sayı, bir önceki yıla göre yüzde 25,2’lik dikkat çekici bir artış anlamına geliyor. Göç edenlerin yüzde 56,6’sını erkekler, yüzde 43,4’ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’ye gelenlerin yaklaşık 92 bini Türk vatandaşı olurken, 301 bin 877 kişi yabancı uyruklu olarak kayıtlara geçti.

Öte yandan Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı ise 403 bin 216 olarak gerçekleşti. Her ne kadar bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 5 düşüş gösterse de Türkiye’den ayrılan kişi sayısının halen oldukça yüksek olduğu görülüyor. Yurt dışına gidenlerin 155 bin 119’u Türk vatandaşı, 248 bin 97’si ise yabancı uyruklu kişilerden oluştu.

Rakamlara genel olarak bakıldığında Türkiye’nin göç bilançosunda gelen ve giden kişi sayılarının birbirine oldukça yakın olduğu dikkat çekiyor. Başka bir ifadeyle Türkiye hem göç alan hem de göç veren bir ülke konumunu sürdürüyor.

GENÇLER GÖÇ HAREKETİNİN MERKEZİNDE

İstatistiklerin en dikkat çekici bölümlerinden biri yaş gruplarına ilişkin veriler oldu. Türkiye’ye gelenlerin büyük kısmını genç nüfus oluşturdu. Ülkeye gelen göçmenler arasında en yüksek pay yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubuna ait. Bu grubu yüzde 13,7 ile 25-29 yaş ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

Benzer bir tablo Türkiye’den ayrılanlar için de geçerli oldu. Yurt dışına göç edenler arasında ilk sırada yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu yer aldı. Ardından yüzde 12,5 ile 20-24 yaş grubu ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu geldi.

Bu veriler, göç hareketlerinin büyük ölçüde çalışma çağındaki genç nüfus tarafından gerçekleştirildiğini gösteriyor. Eğitim, iş imkanları, kariyer planları ve yaşam koşulları gibi nedenler gençlerin göç kararlarında önemli rol oynuyor. Uzmanlara göre özellikle yüksek eğitimli gençlerin uluslararası hareketliliği son yıllarda daha da belirgin hale geldi.

İSTANBUL GÖÇÜN ANA MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Türkiye’nin en büyük kenti olan İstanbul, göç hareketlerinin de merkezi olmaya devam ediyor. Türkiye’ye gelen her 10 kişiden yaklaşık 4’ü İstanbul’u tercih etti. Verilere göre ülkeye gelenlerin yüzde 42,2’si İstanbul’a yerleşti.

İstanbul’u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Bu şehirlerin ortak özelliği ise güçlü ekonomik yapıları, geniş iş imkanları ve uluslararası bağlantılara sahip olmaları.

Yurt dışına göç edenlerde de İstanbul ilk sırada yer aldı. Türkiye’den ayrılanların yüzde 35,4’ü İstanbul’dan çıkış yaptı. Başkent Ankara yüzde 8,7 ile ikinci sırada bulunurken, Antalya yüzde 6,5, Mersin yüzde 4,3 ve İzmir yüzde 3,7 pay aldı.

Bu tablo, büyükşehirlerin hem göç alan hem de göç veren merkezler olduğunu ortaya koyuyor. İnsanlar iş, eğitim veya yaşam tercihleri nedeniyle önce büyük kentlere geliyor, ardından yurt dışına yöneliyor ya da yurt dışından dönüşlerinde yine bu şehirleri tercih ediyor.

TÜRKMENİSTAN İLK SIRADA YER ALDI

Türkiye’ye gelen yabancı uyruklular arasında Türkmenistan vatandaşları ilk sırada yer aldı. Yabancı göçmenlerin yüzde 23,4’ünü Türkmenistan vatandaşları oluşturdu. Türkmenistan’ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi.

Bu tablo, Türkiye’nin özellikle Orta Asya ülkeleriyle olan sosyal, kültürel ve ekonomik bağlarının göç hareketlerine de yansıdığını gösteriyor.

Türkiye’den ayrılan yabancı uyruklular arasında ise Irak vatandaşları ilk sırada yer aldı. Yurt dışına çıkan yabancıların yüzde 15,7’sini Irak vatandaşları oluşturdu. Irak’ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

GÖÇÜN EKONOMİK VE SOSYAL ETKİLERİ

Göç sadece nüfus hareketi olarak değerlendirilmiyor. Aynı zamanda iş gücü piyasasından konut talebine, eğitim sisteminden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Türkiye’ye gelen yabancı nüfus bazı sektörlerde iş gücü ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlarken, artan nüfusun şehirlerdeki altyapı ve hizmet taleplerini de yükselttiği biliniyor.

Diğer taraftan yurt dışına giden Türk vatandaşlarının önemli bölümünün genç ve çalışma çağında olması, nitelikli insan kaynağının korunması konusunu da gündeme getiriyor. Uzmanlar, ekonomik istikrarın güçlendirilmesi, kaliteli istihdam olanaklarının artırılması ve gençlere yönelik fırsatların geliştirilmesinin göç eğilimlerini etkileyebileceğini belirtiyor.

2025 verileri, Türkiye’nin uluslararası göç yolları üzerindeki stratejik konumunu sürdürdüğünü gösteriyor. Gelenlerin ve gidenlerin sayısındaki yüksek seviyeler, göçün önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gündemindeki önemli başlıklardan biri olmaya devam edeceğine işaret ediyor.

Kaynak: TÜİK

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar