Hüseyin GÖKÇE

Alman Ticaret Sanayi Odaları Birliği’nin (AHK) dünya genelinde faaliyet gösteren Alman şirketlerin bulundukları ülkelerde yaşadıkları sorunlara yönelik yılda iki kez yaptığı World Busines Outlook çalışmasının Türkiye kısmını da AHK Türkiye tamamladı. AHK Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Dr. Thilo Pahl ve Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Markus C. Slevogt, Türkiye’deki Alman sermayeli şirketlere yönelik(AHK Türkiye üyesi) gerçekleştirilen anketin sonuçlarını çevrimiçi toplantı ile Türk ve Alman medya kuruluşlarına duyurdular.

Dünya İş Durumu anketi dünya genelinde 90 ülkede 140 oda, 4200 den fazla şirket katıldı. Türkiye’de ise AHK Türkiye’ye üye 325 şirketten 96 tanesi anket sorularına cevap verdi. Ankete katılan şirketlerin yarısından fazlası geleceğe yönelik beklentileri bugüne göre daha olumsuz. Üstelik olumsuzluk bekleyenlerin oranı geçen yıl Sonbaharda yapılan ankete göre ciddi anlamda yükselmiş durumda.

Şirketler en çok zorlayan konuların başında yüzde 74 ile döviz kuru gelirken, hammadde fiyatı ve enerji fiyatı da benzer oranlarla bunu takip etti. Önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentiler sorusuna daha kötü olacağını söyleyenlerin oranı yaklaşık 3 katına çıkarken, istihdamı artıracağını söyleyenlerin oranında da 20 puanlık bir gerileme yaşandı. Şirketlerden yatırımı artıracağını söyleyenlerin oranı da yüzde 43’ten yüzde 26’ya geriledi.

YARISINDAN FAZLASI GELECEĞİ DAHA KÖTÜ GÖRÜYOR

Anketin, konjonktürel gelişme başlığında yapılan değerlendirmeye göre, Türkiye’deki Alman sermayeli şirketlerin geleceğe yönelik beklentileri, son iki ankete göre oldukça bozulmuş durumda. Geleceğin çok daha iyi olacağını söyleyenlerin oranı geçen yıl İlkbaharda yüzde 29 iken Sonbaharda yüzde 26’ya, bu yıl ise yüzde 13’e geriledi. Buna karşılık geleceğin daha kötü olacağını bekleyenlerin oranı ise önceki ankete göre 17 puanlık artışla yüzde 34’ten yüzde 51’e çıktı.

EN ÇOK DÖVİZ KURUNDAN ŞİKAYETÇİ OLDULAR

Ankete katılan Alman şirketlerin yüzde 74’ü döviz kurundan şikayetçi olurken, hammaddeden şikayetçi olanların oranı yüzde 68 olarak ölçüldü. Şirketleri en çok zorlayan üçüncü konu yüzde 64 ile enerji fiyatı olurken bunu yüzde 58 ile ekonomik çerçevede ve yüzde 33 ile finansman takip etti.

GELECEKTEN BEKLENTİ ZAYIFLIYOR

Önümüzdeki 12 ayda işlerin gelişimine yönelik işlerin daha iyi olacağını belirtenlerin oranı yüzde 57’den yüzde 34’e gerilerken, değişmeyeceğini belirtenlerin oranı yüzde 38’den yüzde 49’a çıktı. Buna karşılık işlerin daha kötü olacağını söyleyenler geçen yıl sonbaharda yüzde 5 seviyesindeyken, bu yıl yüzde 17’ye çıktı.

KÖTÜMSERLİĞE RAĞMEN İŞ DURUMU EZİCİ ŞEKİLDE “İYİ” ÇIKTI

Soruları cevaplayan şirketlerin genellikle karamsar olmasına rağmen, iş durumuna yönelik soruya verdikleri cevaplar ezici şekildi ‘iyi’ çıktı. Sonbaharda işinin iyi olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 70 seviyesindeyken, bu ankette iyi diyenlerin oranı yüzde 73’e yükseldi. Orta diyenlerin oranı yüzde 27’den yüzde 25’e, kötü diyenlerin oranı ise yüzde 3’ten yüzde 2’ye indi.

İSTİHDAMI ARTIRMAYA TEMKİNLİ YAKLAŞTILAR

Şirketlerden önümüzdeki 1 yıl içinde istihdamı artıracaklarını belirtenlerin oranı yüzde 59’dan yüzde 39’a inerken, eşit kalacağını söyleyenler yüzde 29’dan yüzde 55’e çıktı. İstihdam sayısının düşeceğini ifade edenler ise yüzde 12’den yüzde 6’ya geriledi.

YATIRIMLAR ARTACAK DİYENLERİN SAYISI AZALDI

AHK tarafından ankete yönelik yapılan değerlendirmede, Alman sermayeli şirketlerin Türkiye’deki yabancı sermayeli şirketlerin büyük çoğunluğunu oluşturduğuna dikkat çekildi. Değerlendirmede yatırım istekliliğinin 2021 Sonbaharına göre önemli ölçüde kısıtlı olduğu belirtilerek, buna olumsuz ekonomik beklentiler ve iş geliştirme değerlendirmelerindeki kötüleşmenin neden olduğu vurgulandı.

Buna göre önümüzdeki 1 yıl içinde yatırımı artıracağını söyleyenlerin oranı Sonbahar anketine göre 17 puan azalarak yüzde 43’ten yüzde 26’ya geriledi. Eşit kalacağını söyleyenlerin oranı yüzde 35’ten yüzde 39’a, düşeceğini söyleyenlerin oranı yüzde 14’ten yüzde 25’e, yatırım olmayacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 8’den yüzde 10’a çıktı.

KISA VADELİ RİSKLERİN BAŞINDA, ENERJİ, HAMMADDE ARTIŞI GELDİ

Rusya Ukrayna savaşı kaynaklı olmak üzere kısa vadeli risklerin ne olduğuna yönelik soruya şirketlerin yüzde 78’i; enerji, hammadde ve girdi maliyetindeki artışı ilk sırada gösterdi.

Anketin küresel sonuçlarında ise bu oran yüzde 66 seviyesinde bulunuyor. Türkiye genelinde ikinci kısa vadeli risk olarak yüzde 55 ile tedarik zinciri ve lojistikteki aksamalar gösterilirken bunu yüzde 30 ile hammadde ve girdi maliyeti eksikliği, yüzde 27 ile de ticari engellerin artması takip etti.

Pahl: Düşük faiz TL’de değer kaybına yol açtı

AHK Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Dr. Thilo Pahl, anket sonuçlarını değerlendirirken Çin’deki kapanmaların tedarik zincirinde yarattığı darboğaz ve Rusya-Ukrayna krizinin de unutulmaması gerektiğini söyledi. Şirketlerin geçen sene Sonbaharda daha iyi durumda olduğunu ifade eden Pahl, katılımcı şirketlerin yüzde 57’sinin büyük ve ihracata yönelik üretim yaptığını bildirdi. Göstergelerin önceki ankete göre gözle görülür şekilde kötüleştiğini kaydeden Pahl, yüksek enflasyona karşın faizin düşük tutulmasının TL’de değer kaybına yol açtığını anlattı. Dr. Pahl, ihracat gelirlerinden Merkez Bankası’na satılacak kısmında artış yaşanması yanı sıra İran’dan gaz akışının bir ara durmasının da şirketleri etkilediğini kaydetti.

Dr. Slevogt: Türkiye’de hayat hep heyecanlı

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Markus C. Slevogt, Alman şirketlerin en ciddi sorun yaratacak başlık olarak döviz kurunu gördüklerini söyledi.Kurdaki kırılganlığın enflasyon artışıyla kombinasyonlu olarak ekonomik çerçeveyi etkilediğini dile getiren Slevogt, bunun yatırım potansiyeli üzerine de etkiye sahip olduğunu belirtti. Şirketlerin finansman konusunda da belli kaygı hissettiklerini anlatan Slevogt, Türkiye’deki hayatın hep heyecanlı olduğunu ifade etti.

Kumbaracı: Finansal risklere maruz kaldık

AHK basın bildirisinde, bugüne kadar Türkiye’de 250 milyon Euro üzerinde yatırımı bulunan üye Linde Gaz Türkiye CEO’su Mert Alper Kumbaracı’nın açıklamalarına da yer verildi. Yabancı yatırımcıların piyasalardaki dalgalanmalardan etkilendiklerini ve yatırım dönüşlerinde ciddi finansal risklere maruz kaldıklarını ifade eden Kumbaracı, özellikle sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının çeşitlendirilmesi konularında gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve desteklerin sağlanması halinde Türkiye’de büyük yatırım potansiyelinin bulunduğunu belirtti.

AHK Türkiye 28 yıldır faaliyette AHK Türkiye, 1994 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Türkiye ekonomisi ile Alman ekonomisi arasında profesyonel bir bağlantı kurmayı amaçlayan Oda, bir çözüm ortağı olarak ikili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine ve sürekli genişletilmesine önemli bir katkı sağlamayı amaçlıyor. AHK Türkiye, sunulan hizmetlerin çeşitliliği, düzenlenen etkinliklerin sayısındaki artış ve üye sayısındaki büyümeden de görülebileceği gibi organik olarak büyüyen bir kuruluş olarak dikkat çekiyor. Alman-Türk Sanayi ve Ticaret Odası, 900’den fazla üyesiyle Türkiye’deki en büyük dış ticaret temsilciliklerinden biri olarak öne çıkıyor.