Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu yılın son enflasyon raporunu dün açıkladı. Kavcıoğlu, Merkez Bankası’nın üçüncü enflasyon raporunda olan yüzde 60,4 olan yılsonu enflasyon beklentisini 4.8 puanlık güncelleme ile yüzde 65,2’ye yükseltti. Piyasanın yüzde 70 ve üzeri seviyelerinde olan beklentilerinin altında kalan yılsonu beklentisini ithalat fiyatları ve gıda varsayımlarındaki güncellemeler 2.2 ve 0.9 puan yukarı çekti. Kavcıoğlu, rapor ve sonrasındaki soru cevap sırasında ne kur korumalı mevduat, ne bankaların makroihtiyati önlemlerle getirilen sabit menkul tutma zorunluluğunun ne de enflasyonun risk yaratmadığına işaret ederek özellikle bankacılık sektöründe risk olmadığını ve bunun konuşulmasını da doğru bulmadığını dile getirdi.

Enflasyonu üretimi artırarak düşürürüz

Rapor sunumunda büyüme, istihdam, sanayi üretimi konusundaki gelişmelere ve KOBİ kredilerindeki yükseliş ile cari fazla vermeyi hedefl eyen Türkiye Ekonomi Modeli’ne işaret eden Kavcıoğlu, “Enflasyonu düşürmek amacıyla, yalnızca toplam talebi kısıtlayıcı politikalar uygulayarak, halihazırda arz yönlü baskılarla mücadele eden üreticilerin yatırım ve ihracat kapasitelerine zarar vermekten öteye gidemeyiz. Tam tersine, enflasyonun düşmesini üretimi destekleyerek ve üretim gücümüzü artırarak sağlayabiliriz” dedi.

Kavcıoğlu’nun gazeteci ve analistlerin sorularına yönelik yaptığı açıklamalar ve konu başlıkları şöyle şekillendi:

ENFLASYON: RAHAT OLUN HIZLA İSTEDİĞİMİZ NOKTAYA GELECEK

Enflasyon oluşumunu dünyadaki gelişmelere de bakarak değerlendirmek gerektiğini savunan Kavcıoğlu, şöyle konuştu: “Enflasyonu düşürmede tabii ki kendimizi çok başarılı sayamayız ama enflasyonun şu an yönetilmesi ve aşağı getirilmesi noktasında aldığımız kararlar ve uyguladığımız politikalar bizi başarılı kılacak. Bunun farkındayız, bütün kesimler için enflasyon varsa sorun vardır, burada başarıyı konuşmak da doğru değil. Böyle bir yaklaşımımız da söz konusu değil ama başarılı olmak için vatandaşımızın bu sıkıntılarını çok yakından takip ediyoruz, biliyoruz, hissediyoruz. En kısa sürede bunu çözerek vatandaşımızın daha müreff eh hissetmesini sağlayacak tedbirlerimizi alıyoruz, bunun sonucunu kısa sürede göreceğiz. Biz başarılı olacağımıza inanıyoruz, çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Şu an yaşanan gelişmeler bunu göstermektedir. Halkımız da rahat olsun, sizler de rahat olun, enflasyon istediğimiz noktaya hızlı bir şekilde gelecek.”

KKM: KURDAKİ İSTİKRARLA SONLANACAK

Kur Korumalı Mevduat (KKM) Sistemi’ne aktarılan kaynağın sorulması üzerine Kavcıoğlu, bankanın gelir-gider kalemlerini yıl içinde açıklamadığını, yıl sonunda bütün kalemlerini bilançolarında yayımlayacaklarını söyledi. Kavcıoğlu, sadece KKM değil, rezerv kaynaklarının diğer kalemlerinin güçlendirilmesiyle ilgili ödedikleri komisyonlar olduğunu, hepsini bir arada değerlendirmek gerektiğini kaydetti. Bu konuda bir şeyin gizlenmesi ya da saklanmasının söz konusu olmadığını savunan Kavcıoğlu, iki ay sonra bütün hesapların bankanın bilançosunda görüleceğini belirtti. Kavcıoğlu, kur korumalı mevduattan çıkışlara yönelik soru üzerine de kurdaki istikrarla kur korumalı mevduat uygulamasının bir şekilde sonlanacağı noktaya doğru gidileceğini söyledi. Kavcıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin faiz oranları, sadece politika faizi değil, tahvil, DİBS, Hazine faizleri, kredi faizleri, mevduat faizleri hepsi politika faizine yakınsayarak son 5 yılın en düşük rakamları haline geldi. Kurla beraber sağlanan istikrarla beraber enflasyonun da geleceği yer yavaş yavaş görülmeye başlamıştır. Komple şekilde kurun istikrara kavuştuğu, enflasyon ve faizlerin düştüğü ortamda kur korumalıda kendiliğinden çıkış olacak. Kur korumaya girişler de çıkışlar da fazla oluyor. Çıkışların büyük kısmı dövize çıkmıyor. İnsanlar ve firmalar ihtiyaçlarını karşılamak için kendi dövizini kullanmak zorunda kaldığı için KKM’den çıkıyor. Onun dışında daha iyi getiri bulacaksa borsa ya da tahvil gibi gayrimenkul neyse dövizin dışında alternatif araması, başka yatırımlara gitmesi önemli gelişme. Herhangi bir risk görmüyoruz orada.”

TÜRKİYE EKONOMİ MODELİ: HAZİNE 20 YILLIK BORÇLANMALI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün “Türkiye Yüzyılı” vizyonunu paylaşacağını anımsatan Kavcıoğlu, şunları kaydetti: “Biz 100 yılı planlarken Türkiye’nin 10 yıllık senedini, 5 yıllık tahvilini almakta kimse endişe etmesin. Hazinenin 20 yıllık borçlanmaya çıkması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye, artık uyguladığı ekonomik modelle, bugün değil gelecekteki tereddütleri de ortadan kaldırmak üzere. Uyguladığımız, üretim, yatırım ve istihdam politikası, en doğru politikalardan bir tanesi. Uyguladığımız politikada bir tereddüt yaşanmasını doğru bulmuyorum. Böyle şey de aldığımız tedbirlerle söz konusu değil. Bu alanda bir tereddüt yaşamaya gerek yok. Türkiye’nin buradan geri dönüşü de söz konusu değil. Türkiye artık çok doğru yolda ve doğru politikalar uygulayarak önünü görüyor, önündeki 100 yılı planlıyor. Tereddüdü olan arkadaşlar olabilir. Biz çok net şekilde inanarak uyguluyoruz, herkes inansın. Türkiye çok net şekilde planladı ve yürüyor. Sonuç almaya başladık.”

FAİZ POLİTİKASI: ÜRETİMİ ARTIRICI GÖRMEK GEREKİYOR

Kavcıoğlu, seçim sürecine kadar yürütülecek faiz politikasına ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi: “Faiz noktasında PPK metinlerinde bir öngörü yapıyoruz. Onun dışında faizle ilgili öngörüde bulunmamız doğru değil. Ne ifade ettiysek o. Önümüzdeki dönemde aldığımız kararlara paralel indirimden bahsettik. Ondan sonrakini gelişmeler, piyasa, her şey belirler. Geçen yıl da belirli süre indirdik, belirli süre durduk. Piyasa şartları yanında araştırma ekibimiz gelişmeler konusunda her gün veri ağırlıklı olarak bizi besliyorlar, o çerçevede almamız gereken kararları alıyoruz. Ama şunun altını çizmek lazım. Enflasyonun indirilmesi noktasında biz talebi kısıtlayıcı kararlar yerine, üretimi artırıcı kararları almayı seçtik. Dolayısıyla faiz indirimlerini bu noktada görmek gerekiyor. PPK kararlarımız da bu söylediğim cümlenin eşliğinde şekillenmektedir.”

NET HATA NOKSAN: ALTINDA BİR ŞEY ARAMAYA GEREK YOK

Kavcıoğlu, net hata noksan rakamlarının sadece bu yıl fazla vermediğini, geçmiş yıllarda da aynı seviyelerin ya da daha yüksek değerlerin görüldüğünü dile getirdi. Bunu tek bir nedene bağlamanın doğru olmadığını söyleyen Kavcıoğlu, en önemli nedenlerden birinin turizm rakamların sonradan güncellenerek doğruya yakınsanmasının, net hata noksanın yıl içinde yüksek oluşmasına neden olduğunu anlattı. Bunu daha da azaltmak için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ortak çalışmaları olduğunu belirten Kavcıoğlu, “Turizm gelirlerinde anket usulüyle çalışmaların daha verimli ve etkin şekilde yapılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Onda da şu an itibarıyla 5 milyar dolara yakın bir düzeltme söz konusu. Net hata noksan artışında bu yıl bir şey aramaya gerek yoktur. Gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda çoğu ülke net hata noksanda çok yüksek. Biraz dünya ile bakarak karşılaştırırsanız, öyle her şeyin altında bir şey aramaya gerek yok diye düşünüyorum” diye konuştu.

KURLAR: ÖRTÜLÜ DOLAR KURU ÇIPALAMASI YOK

Kavcıoğlu, dolar ve Euro kurundaki hareketliliğin serbest piyasa koşulları içinde oluştuğunu ileri sürerek, dünyada da dolar karşısında artan ya da azalan para birimlerinin görüldüğünü, “örtülü dolar kuru çıpalanması” gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Serbest piyasa koşulları içinde Türkiye’nin son dönemde aldığı ekonomik, makroihtiyati tedbirlerin, rezerv gelişmelerinin hepsinin kurun daha istikrarlı bir şekilde seyretmesini sağladığını ifade eden Kavcıoğlu, şunları söyledi: “Piyasa şartları, dövize olan arz-talep bunu dengeliyor. Bunu şu an sağlamış durumdayız. Kurda, dolar ve Euro’da aynı şey paralel şekilde devam edecektir. Serbest piyasa içinde ülkelerin kendi rezerv güçlerine, kendi piyasalarındaki arz-talep dengesine göre oluşan bir durum. Türkiye de bu güçlü ülkelerden birisi.”

Yılsonu enflasyon beklentisine 4.8 puan güncelleme

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, son enflasyon raporunda yılsonu tahminlerinin yukarı yönlü güncellendiğini dile getirdi. Kavcıoğlu şunları söyledi: “Enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 yılı sonunda yüzde 65,2; 2023 yıl sonunda yüzde 22,3 ve 2024 yıl sonunda ise yüzde 8,8 seviyelerine tekabül etmektedir. Tahminler, para politikasının sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlama hedefi doğrultusunda belirlendiği bir çerçevede, 2023 yılı ve sonrasında enflasyonun ana eğiliminin kademeli olarak gerileyeceğine işaret ediyor. 2022 yılsonu enflasyon tahminini 4.8 puanlık güncellemeyle yüzde 60,4’ten yüzde 65,2’ye; 2023 yıl sonu tahminimizi ise 3.1 puanlık bir güncelleme ile yüzde 19,2’den yüzde 22,3’e güncelledik. Her iki yıl için başlangıç koşullarındaki güncelleme, tahminler üzerinde, sırasıyla, 0.9 ve 2.9 puan kadar etkili oldu. Türk Lirası cinsinden ithalat fiyatları ve gıda fiyatları varsayımlarındaki güncellemeler 2022 yılı enflasyon tahminlerini, sırasıyla, 2.2 ve 0.9 puan kadar yukarı çekti. 2023 yılı enflasyon tahminlerini Türk Lirası cinsinden ithalat fiyatları 1.1 puan yükseltirken, gıda fiyatları varsayımındaki güncellemeler ise 0.9 puan düşürdü. Yönetilen yönlendirilen fiyatlardaki doğalgaz ve elektrik kaynaklı gerçekleşen ayarlamalar, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini 0.6 puan artırdı. Öte yandan, 2022 yılında çıktı açığındaki güncellemenin tahminlere etkisini 0.2 puan hesaplarken, 2023 yılında oldukça sınırlı olacağını öngörüyoruz.

Bankacılık sektörü: Riskten bahsetmek sisteme zarar verir

Bankaların sistematik olarak oluşabilecek risklerinin BDDK ve Merkez Bankası tarafından sıkı bir şekilde takip edildiğini vurgulayan Kavcıoğlu, şunları kaydetti: “Şu an bankacılık sektörünü herhangi bir sistemik, likidite, operasyonel veya faiz riski anlamında çok yakından takip ediyoruz. Şu an Türkiye’nin bankacılık sektörü dünyada ve Avrupa’da en güçlü sektörlerden birisi. Türkiye’nin reel sektörünün gücü bankacılık sektörüne de yansıyor. Bu rasyolara sahip bir bankacılık sektörü için herhangi bir riski konuşmamız söz konusu bile değil ama tabii bu riskler hem BDDK hem bizim hem de bankaların zorunlu olarak oluşturulduğu birimleri tarafından zaten anlık olarak izleniyor. Böyle bir risk olduğunda anlık olarak tedbirler alınır. Bize intikal etmiş bir risk de yok, konuşulmasını da doğru bulmuyorum.” Türk bankacılık sisteminin çok güçlü olduğunu belirten Kavcıoğlu, sektörün herhangi bir rasyosunda bankacılık sektöründe sistemik risk oluşturma riskinin sıfır olduğunu vurguladı. Bankacılık sektöründeki risklerin takibinin yasal olarak zorunlu olduğunu ve herhangi bir risk durumu için tedbirin zaten alındığını vurgulayan Kavcıoğlu, “Türkiye bankacılık sektörünün bu kadar güçlü olduğu bir noktada herhangi bir riskten bahsetmek sisteme zarar verir diye düşünüyorum.” dedi.

Bakan Nebati toplantısı: Katılmamı gerektirecek toplantı değildi

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin bankacılık sektörüyle yaptığı toplantıya katılmamasına ilişkin soruya da yanıt veren Kavcıoğlu, şunları söyledi: “Toplantıdan haberim var. Bakanımızın koordinasyonunda bu konularla ilgili toplantıları çok sık yapıyoruz. Bugün de Finansal İstikrar Komitesi var. Bu toplantıdan dolayı belki katılamayacağım. Şimdiden söyleyeyim, başka şekilde yorumlamayın. Türkiye Ekonomi Modeli’ni ve ekonomiyle ilgili tüm kararları birlikte alıyoruz, birlikte karar veriyoruz, birlikte tartışıyoruz. Para Politikası Kurulu (PPK) ve Enflasyon Raporu haftasına geldiği için bu 2 hafta içinde herhangi bir toplantıya iştirak etmiyoruz. Önceki maliye bakanları döneminde de hiçbir bakanın toplantısına, Merkez Bankası başkanının katıldığına rastlamadım. Önceki toplantılarda da olmuyordu. Bunu tartışma konusu yapmak ve bir şey aramak çok doğru değil. Katılabilirdim de. Bakanımız bunu gerekli görürse katılırım. Benim katılmamı gerektirecek bir toplantı değil. Dolayısıyla bir sorun görmüyorum.”