TAYSAD Başkanı Alper Kanca ve TAYSAD Başkan Yardımcısı Kemal Yazıcı, tedarik sanayisinde COVID-19’un etkilerine yönelik gerçekleştirilen anketin sonuçlarını paylaştı. Kanca, pandeminin şirketlere maddi manevi ağır yükler getirdiğini ancak buna rağmen şirketlerin ek istihdam ve fazla mesai gibi çözümlerle üretimi azaltmamakta kararlı olduğunu söyledi.

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) son anketine göre; şirketlerde, mart-kasım döneminde, COVID-19 testi pozitif çıkan çalışanların, toplam çalışanlara oranının yüzde 5,4 oldu. Araştırmanın yapıldığı 5 Kasım’da şirketlerde COVID-19 hastası olan çalışanların, toplam çalışanlara oranı yüzde 1,8 olarak açıklandı. Bu tarihte temaslı kapsamında işe gelmeyen çalışanların, toplam çalışanlara oranının yüzde 3,5 olduğu görüldü. Ankete göre şirketler yüzde 5,3 olan pozitif ve temaslı oranının, önümüzdeki birkaç ay içinde, toplam çalışanlara oranının 9,7’ye, yani iki katına çıkacağını öngörüyor. Kemal Yazıcı, “COVID- 19 ya da temaslı olunması nedeniyle yüzde 5,3 oranında çalışanın evinde olması, tedarik sanayinin bütününde 10 bin kişi çalışamadığı anlamına geliyor. ‘Bu yüzde 9.7 seviyesine çıkacak’ dediğimizde ise yaklaşık 20 bin kişiden bahsediyoruz. Bu kadar kişi işe gidemese de işi bir şekilde devam ettirmek zorundasınız” dedi.

İstihdam yüzde 5 artırıldı

Otomotiv sektörünün çalışan koruma politikaları ve COVID-19 önlemlerinin ciddi maliyet artışlarını da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Alper Kanca, “Toplam çalışan sayımızın yaklaşık yüzde 5’i civarında yeni istihdamda bulunduk. Ama aynı zamanda taşeron, dışarıdaki tedarikçiyi kullandık, fazla mesai yaptık, hatta cumartesi günleri çalıştık. Mesela 5 bin çalışanın olduğu şirkette bir anda 20- 30 tane pozitif vaka çıkıyor. Bu 30 tane vakanın etrafında bir 60 kişi de eğer şüpheli, temaslı oluyorsa yaklaşık 80-90 kişi bir anda şirketinizden çıkıyor. En iyi ustalarınız, en iyi çalışanlarınız da bu rakamın içinde. 15 günlük bir sürede bu 80-90 kişi dışarıda kalacak ama o 15 günlük süre içerisinde üretim durmuyor, devam ediyor. Bunlar özellikle 200 bin kişinin istihdam edildiği bir sektörde kolay değil, zor yönetilen şeyler. İnsanlara böyle bir dönemde ‘Fazla mesaiye kal, hafta sonu da çalışmaya gel’ demek kolay değil. Bu açıdan oldukça zor geçiyor ve bunun da ciddi bir maliyeti var” diye konuştu.

Üretim üç ay aynı seviyede kalır

Ankette üretimle ilgili beklenti ve veriler de yer alıyor. Buna göre, önümüzdeki 3 ay içerisinde üretimin aynı seviyede kalacağını ifade eden katılımcıların oranı yüzde 45. Katılımcıların yüzde 32’si ise üretimin önümüzdeki üç ayda artmasını bekliyor. Yüzde 23 oranında da işlerin biraz daha azalacağı kanaatinde olanlar var. Genel yaklaşım, vakaların artacak olmasına rağmen üretimde bir aksama yaşanmayacağı yönünde. Kanca, Türkiye’deki otomotiv fabrikalarında alınan önlemlerin Avrupa’dan daha iyi olduğunu vurgulayarak, “Almanya’yı mesela herkes disiplin, düzen konusunda örnek alır. Almanya’daki otomotiv sanayinde faal olan fabrikalara baktığımızda bizdeki tedbirler orada bu sıklıkla, bu şiddette değil” dedi.

2020 YILI CİRO KAYBI 25 MİLYAR TL

Yıl sonunda tedarik sanayisinin ulaşacağı ihracat hacminin 9 milyar dolar olması bekleniyor. Toplam ihracat kaybının 1,6 milyar dolar olacağı öngörülüyor. Sektörün ciro kaybının ise bu yıl 3,4 milyar dolar civarında yani 25 milyar TL civarında olacağı tahmin ediliyor. Kanca, “Bu rakam bizim için büyük bir kayıp. Yaşanan bu kayba rağmen küçülmeyi hiç düşünmedik. Maliyetler pandemi etkisiyle artsa bile çarkların dönmesi için uğraştık. İhracatın devam etmesi için sektör olarak elimizden geleni yaptık ve önümüzdeki dönemde de aynı şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Devlet katkısı olmasa kaybımız daha büyük olurdu” dedi.

AVRUPALI BREXIT ENDİŞESİYLE DE STOK YAPIYOR

Tedarikçilerin ihracatta ana sanayiden daha iyi durumda olduğunu vurgulayan TAYSAD yöneticileri son birkaç haftadan bu yana özellikle Avrupalı müşterilerin normal alımlarından bir miktar fazla alım yaptığını söyledi. Kemal Yazıcı, Brexit belirsizliğinden dolayı önden parça alma isteği olduğunu ve bunun son birkaç ayı etkilediğini söyledi. Kanca da Avrupa’daki müşterilerinin birçoğunun bu dalganın daha sert bir hale gelebileceğini düşünüp bir miktar stok yaptığını söyledi. Kanca, “Avrupa’da birinci dalga vaka sayılarına ve şimdiki vaka sayılarına baktığımızda nerdeyse yüzde 50 fark var. Ama buna rağmen o birinci dalgada olduğu gibi fabrikaların kapanması, hayatın durmasının yerine daha kontrollü bir hayat tercih edildiği gözlemleniyor” dedi.

KÜRESEL ÜRETİM 16 MİLYON ADET AZALACAK

Kemal Yazıcı’nın aktardığına göre; 2020’de 5 milyon adedi Avrupa’da olmak üzere, araç üretimi küresel olarak 16 milyon adet azalacak. 2021 yılında bir toparlanma olacağı, küresel üretim artışının yüzde 13 ve Avrupa’daki artışın ise yüzde 16 seviyelerinde olacağı öngörülüyor. Türkiye’de 2020 yılının 150 bin araç kayıp ile 1,3 milyon araç üretim seviyesinde kapanacağı düşünülüyor. Yıl sonunda sektör 25 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedefliyor” dedi.