Serbest ticaret yaptığım 1979-2000 yılları arasında 3-5 defa vergi affı yasalaşmasına rağmen hiç birisinden faydalanmak kısmet olmadı. Çünkü vergimi zamanında hatta zamanından önce ödemekteydim. Vergi ödemenin bir vatandaşlık görevi olduğunun bilincinde davranmaya özen gösterdim. Şimdi ise emlak vergilerimi, kira geliri beyannamemden doğan vergileri gene zamanından önce ödemeye gayret ediyorum. Ancak ülkemizde çıkan sık sık vergi afları bazen ister istemez düşündürüyor. Ödemeyen vatandaşlar ödüllendirilmiş oluyor düşüncesi hâkim olmaya başladı. İsterseniz alomaliye.com sitesinden aldığım Türkiye’de vergi afları listesine bir göz atalım.

1-17/5/1914=İlk vergi affı

15/8/1928=Elviyel selased Vergilerinin Sureti Cibayetine dair yasa

16/3/1934=4530 sayılı varlık vergisinin bakayasının terkikine dair yasa

4/7/1934=2566 sayılı vergi bakayasının tasfiyesine dair yasa

29/6/1938=3568 sayılı arazi vergisinin mali yıl sonuna kadar terkikine  dair yasa

13/6/1946= Orman işletmelerinin bazı vergilerden muaf tutulmasına dair yasa

21/1/1947=5050 sayılı toprak mahsulleri vergisi artıklarının silinmesi hakkında yasa

26/10/1960=113 sayılı af yasası

28/12/1961=281 sayılı vergi cezaları gecikme zamlarının tecil ve tasfiyesine  dair yasa

23/2/1963=218 sayılı bazı suç ve cezaların affı hakkında yasa

13/6/1963=252 sayılı spor kulüplerinin vergi borçlarının bir defaya mahsus olmak üzere affı hakkında yasa

5/9/1963=325 sayılı yasa kamu iktisadi teşebbüslerinin 1960 ve daha önceki yıllarına ait bir kısım vergi borçlarının tasfiyesi hakkında yasa

16/7/1965=691 sayılı belediyelerin ve belediyelere bağlı müessese ve işletmelerin bir kısım borçlarının hazinece terkin ve tahkimi hakkında yasa

3/8/1966=780 sayılı bazı suç ve cezaların affı hakkında yasa

28/2/1970=1319 sayılı emlak vergisi kanunuyla getirilen af

15/5/1974=1803 sayılı Cumhuriyet’in 50, yılı nedeniyle bazı suç ve cezaların affı hakkında yasa

20/3/1981=2431 sayılı tahsilatın hızlandırılması ve beyan dışı kalmış servet unsurlarıyla vesikasız emtianın beyanına ilişkin yasa

2/3/1982=2431 sayılı yasaya ek

22/2/1983=2801 sayılı bazı kamu alacaklarının özel uzlaşma yolu ile tahsili hakkında yasa

4/2/1985=Bazı vergi kanunlarında değişiklik yapılması hakkında 3239 sayılı kanunun geçici 4, maddesi

3/12/1988=3506 sayılı yasa (geçici birinci madde)

28/12/1988=3512 sayılı yasa

15/12/1990=3689 sayılı yasa (geçici birinci madde)

21/2/1992=3787 sayılı yasa

5/9/1997=400 sayılı tahsilat genel tebliği

22/7/1998=4369 sayılı yasa

6/2/2001=414 sayılı tahsilat genel tebliği

7/3/2002=4746 sayılı yasa ile emlak vergisi ile ilgili af düzenlemesi (emlak vergisi yasasının geçici madde 21)

27/2/2003=4811 sayılı vergi barışı kanunu

22/11/2008=5811 sayılı bazı varlıkların millî ekonomiye kazandırılması hakkında kanun (varlık barışı)

13/2/2011=6111 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun

10/9/2014=6552 sayılı iş kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanun

19/8/2016=6736 sayılı bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin kanun

11/5/2018=7143 sayılı vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun

17/7/2019=7186 sayılı gelir vergisi kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun

Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere ülkemizde ortalama her dört yılda bir vergi affı yasası çıkarılmaktadır.

Ekonomi yönetiminin temel amacı vergi gelirlerini düzenli olarak toplamak ve her yıl arttırmaktır. Bu nedenle istikrarsız ekonomi yönetimi uygulamalarında azalan gelirleri arttırmak, mükelleflerin cezai sorumluluktan kurtarmak, mükelleflerin beyan dışı servet ve gelirlerini; yurtdışındaki paraları ülkeye geri getirerek ekonomiye kazandırmaktır ve bu amaçla vergi affı yasaları çıkarılmaktadır.

Vergi ödemek bir vatandaşlık bilincinin oluşması ile mümkündür. Mükellefler vergiye tabi gelirlerini tam olarak beyan etmek zorundadır.

Vergi afları yukarıda saydığım nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Ancak vergisini zamanında tam olarak ödeyen mükellefleri de son derece zarara sokmaktadır. En basit örnek verecek olursak zamanında vergisini ödeyen bir mükellefin ödediği vergi kadar sermaye eksisi oluşmaktadır. Vermeyen ve nasıl olsa af çıkar düşüncesiyle (Doğru olarak) yaklaşık 4 yıl sonra çok az bir ceza ile ve 18-24 ay gibi uzun vadede ödeyen mükelleflerin vergi olarak ödemedikleri sermayeyi kullanma olanakları vardır. Bu iki yaklaşım rekabet açısından önemlidir. Sermayesi çok olan vergi ödemeyen mükellef, vergisini zamanında ödeyen mükellef ile rakip olarak faaliyet gösterdiklerini düşünürsek ödemeyen mükellefin daha önde olduğu muhakkaktır.

Saygılarımla

ZAFER ÖZCİVAN