Prof. Dr. Zeynep Bilgin Wührer *

6 Kasım 2020’de ABD’de dünyadaki gelişmelere de yeniden yön verecek, iklim odaklı çevreciliği ve sağlığı ülke bütçesinde öne çıkaracak bir sonuç elde edilebilir:  Joseph Robinette „Joe“ Biden! Scientific American Dergisi[1] bile 175 yıllık yayın tarihinde ilk kez tarafsızlığını bozarak ekim sayısında “Biden” diyor. Halk sağlığı konularında iyi bir takımı var Biden’ın. Bu takımda yer alanlardan biri de Harvard’ın Tıp Fakültesi üstüne Şikago Üniversitesi hukuk fakültesi mezunu, salgın uzmanı, yaşlılık uzmanı, 1990-1997 Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. Food & Drug Administration FDA) gıda komiseri David Aaron Kessler. ABD’de gıda maddeleri etiketlerinde ve panellerde standart olarak besin değeri bilgilerinin yer almasına ilişkin yasal düzenlemeler getirilmesini sağlayan kişi. Tüketicilerin sağlıksız ürünlere karşı korunması ve doğru miktarlarda beslenmesi konusunda öncü olarak aldırdığı  bu tedbirlerle, etiketlerle ilgili şikayetlerin de patlamasına yol açmış[2].  Enteresan olaylara da imza atmış. 1991’de Minnesota’da bir toptancıda Procter&Gamble firması üretimi 24 bin galon Citrus Hill Fresh Choice marka portakal suyuna el koydurmuş. Niye mi? Etikette “fresh” yani “taze” yazdığı ama konsantre tozdan üretilmiş olduğu için[3].

Besin bilgisi panelleri, gıda etiketinin bir parçasıdır ve bize doğru beslenme konusunda ışık tutar. Tüketicide farkındalık yaratır, yediği-içtiğinin içeriği konusunda bilgilenmesini ve bilinçlenmesini sağlayarak doğru seçim yapmasında yardımcı olur. Sonuçta halkın sağlıklı yaşamasına katkıda bulunur. Böyle haliyle de, konu bir ticaret politikası meselesidir ve sağlık sektörü ötesinde ticaretin sorumluluk alanındadır[4].

ABD’de 1990’da, Meksika’da 1996’da, Kanada’da 2005’te, Hindistan’da ve Avrupa Birliği’nde 2008’de Çin’de 2011’de uygulamaya konmuş olan Nutrition Label[5] yani beslenme / besin bilgisi etiketi yasaları, ihracatçı ülkeler ve firmalara pazara giriş engeli gibi görünebilir. Kanada’da 2009’dan itibaren tüketici aldığı gıda ürününün etiketinde ürünün içinde ne var ne yok görebilmektedir. Beslenme bilgisi paneli gıda etiketleriyle ilgili yönetmelikleri 5 yılda bir genişleten Kanada’da belirli gıda ürünlerinde menşeini belirmek zorunludur. Tüketici, Kanada’da yetiştirilmiş ya da küçük bir ithal katkı payı (vitamin ya da baharat gibi) da olsa Kanada’da üretilmiş olduğunu (product of Canada) ya da ağırlıklı ithal katkı payı da olsa yine Kanada’da üretilmiş (Made in Canada) bir gıda ürünü olduğunu etikete bakarak görebilmekte, böylece yerel yetiştirici ve üretici de tarım ürünleri ve türevlerinde korunmaktadır[6]. Kanada isterse gerek ürünün menşei gerekse detayda içerdiği maddeler hakkında da araştırmalar yapabilme hakkına sahiptir.

Kaldı ki Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) “Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların Engellenmesi ve Kontrolüne İlişkin Küresel Eylem Planında” da besin değeri tablolarının etiketlerde yer alması (bkz. S. 25) ve beslenme konusunda insanların eğitilmesi konuları ayrıca yer almıştır[7]. Türkiye’den tüketiciye, halka yönelik olarak hazırlanmış enteresan çalışmalara değinirsek, biri Sağlık Bakanlığı’nın DSÖ ile işbirliğine dayanılarak 2015’te, diğeri ise Hacettepe Üniversitesi tarafından hazırlanmıştır [8]

Etiketleme Yönetmeliği’nde 2007 yılında yapılan “Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği” ve “Beslenme ve Sağlık Beyanları Yönetmeliği” adı altındaki düzenlemeler de tüketicilere güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmayı amaçlamıştır:

  1. “Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği” tüketicinin gıda hakkında bilgilendirilmesi ile ilgili yeni uygulamaları ve toplu tüketim yerlerine getirilen yeni zorunlulukları,
  2. “Beslenme ve Sağlık Beyanları Yönetmeliği” ise tüketicilerin satın almış oldukları gıdaların etiketlerinde yer alabilecek beslenme ve sağlık beyanlarını

kapsar.

Böylece gıda zincirinin tüm aşamasında yer alan işletmeler, etiketlerde enerji ve besin değerlerinin miktarsal olarak yer alması gibi[9], tüketiciyi doğru bilgilendirmeden sorumlu tutulmaktadır.

Bu arada tüm bu çalışma ve emeklerin kimlerce ne derece yararlı şekilde kullanıldığına gelince, enteresan bulgularla da karşılaşmak olası. Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerindeki tüketicilerin besin etiketi kullanımı konusundaki tutum ve davranışları ve buna etki eden faktörlere bakıldığında, besin etiketlerine yönelik tutumların benzerlik yansıttığı, etiketleri okuma ve anlama düzeylerinin gerek sosyo-demografik gerekse bölgesel özelliklerle değişkenlik gösterdiği bulgulanmıştır[10]:  Eğitim seviyesi yüksek kişiler besin etiketlerini daha sık kullanmakta ve daha iyi anlamaktadır. Beslenme bilgi düzeylerinin artmasını da doğru besin seçimlerini etkilemektedir. Kısaca, tüketicilerin bilinçlendirilmesine yönelik programlar ve yayınlarla daha sağlıklı nesiller ortaya çıkaracağı bir gerçektir. Böylece sağlıksız besinlerden uzak durma alışkanlığı edinen insanlar sayesinde  “bulaşıcı olmayan hastalıkların” ortaya çıkması ve yayılması engellenebilir.

Yazımın başında beslenme bilgi panelleri ya da etiketlerinin sağlık ötesinde bir ticaret politikası konusu ve ticari sorumluluk alanına girdiğine değinmiştim. Çünkü gıda ticareti ve gıda etiketi kullanımı temelde sınır ötesi ticari faaliyetlerin parçası olsa da, etiketleme kuralları ve yönetmelikleri ülkelere göre farklılık içerir. İşte bu noktada Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) “Ticarette Teknik Engeller Komitesi” (TBT Committee), paketli gıda ürünleriyle ilgili çekinceleri ve itirazları değerlendirir. Bu itirazlarda amaç etiketlerde görülen eksiklere dikkat çekmek, düzeltmelere gidilmesini sağlayarak tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlayarak sağlıksız bir yaşamı engellemek olduğunu tekrar vurgulayayım.  Bu konuda  2007 ve 2014 arasında beş  farklı ülkelerdeki (Tayland, Şili, Peru, Endonezya ve Ekvador) beslenme etiketlerine ilişkin ticari çekinceleri ve anlaşmazlıkların çözümü incelendiğinde, etiketlerde DTÖ’nün önerileri doğrultusunda yapılan değişikliklerin ister istemez ticaretin engellenmesine yol açtığı ve istenen amaca da ulaşılmada yetersiz kaldığı saptanmış[11]. Türkiye’den bir araştırma da besin etiketlerinin yönetmeliklere uygunluk durumunu incelemeye almış, tüketicinin sağlıklı besin seçimini teşvik unsuru olan etiketlemelerde üzücü gerçekleri ortaya koymuştur: Çalışmanın yayınlandığı 2013 yılında ülkemizde halen gönüllü bir uygulama olan besin etiketleme uygulamasında, besin değeri pek de yüksek olmayan cipsler dışında tüm ürünler sınıfta kalmıştır. Çoğu gıda ürününün aynı yiyecek ve içecekler sınıfında olsa bile farklı besin ögesi bilgileri de içermekte olması da tüketici için seçimde sıkıntı yarattığı gibi, etiketlerin yeniden format olarak düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Etiketleme uygulamasının tüketiciler tarafından daha anlaşılır olması, işaretler ya da semboller kullanılması ve sağlıklı besin seçimini teşvik edici bir düzende etiketlemenin yeniden düzenlenmesi önerilmektedir.

Türkiye’de de Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde 2017 yılından itibaren “Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği”nin yürürlüğe girmesiyle, enerji ve besin öğelerini içeren beslenme bildirim gıda etiketinde bulunması zorunlu olan bilgilerden biri haline geldi[12]. Sonuç? DSÖ, DTÖ, ulusal ticaret kanunları ve dünya ticaretini yöneten ve yönlendiren tüm uluslararası ikili ve çok taraflı ticaret antlaşmaları çerçevesinde kabul görebilecek ve amaca ulaşmada daha az katı ama daha efektif yöntemlerle etiketlerdeki düzeltmelerin sağlanması. Ve standartlarla çalışma ötesinde, ülkelerdeki okur yazarlık düzeylerini de göz önüne alarak “yorumlayıcı etiketlendirme” yöntemlerine gidilmesi. Böyle bir yaklaşım serbest ticareti kısıtlamadan, sağlık politikaları ile de uyumlu bir çözüm üretmeyi sağlar.

Şimdi söz Biden’ın danışmanından buralara gelmişken geri dönersek, Biden’ın seçilmesi DSÖ ve DTÖ tarafından da umarız büyük bir olumlulukla karşılanacaktır. Sonuçta küresel ısınma ve sağlık konularına önem veren bir başkan, ABD’nin eriyen saygınlığını geri kazandırabilir. Avrupa Birliği’nden kopma sürecini uzattıkça uzatan Birleşik Krallık’ta ise başka ziller çalıyor. Tehlike çanları da demek doğru olabilir. Siyaset bilimci Anand Menon’a göre Johnson Yönetimi Trump’ın seçilmesine daha sıcak yaklaşmakta ve Joe Biden’ı daha zorlayıcı olarak görmekte. Çünkü Biden çok taraflı ilişkilerden yana.  Avrupa Birliği’yle sürdürülecek ticari anlaşmalara Birleşik Krallık’la yapılacak yeni anlaşmalardan daha fazla öncelik tanıyabilir[13]. Birleşik Krallık’ta yaşayanların çevre ve sağlık konularındaki beklentileri nedir sorgulamak ayrı, yönetimin ticari beklentilerini irdelemek ayrı konu. Trump’a kalırsa NAFTA’nın (North American Free Trade Agreement) yapısal değişikliğe uğraması söz konusu olur mu? 2018 ve 2019 yılında anlaşma taraflarca yenilemiş olsa da, siyasette bulanık sular diplomasiye ağır basabilir mi? NAFTA Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması iken Birleşik Krallığı da içine alması, hatta Meksika’ya tercih ederek Kuzey Atlantik Serbest Ticaret Anlaşmasına dönüşmesi söz konusu olabilir mi? Böyle bir gelişmede, dışsatımını ABD ve Çin’den sonra 3. sırada Birleşik Krallığa yapan Kanada’nın[14] beklentileri ne olur? Trump gibi serbest ticaretten çok korumacılık taraftarı bir yönetim Avrupa Birliği’ne sırt çevirmeyi sürdürdükçe ve Birleşik Krallık da şimdiden Avrupa Birliği’yle yeni ekonomik işbirliği anlaşmaları için flört etmeye başlamışken, dünya ticari piyasalarında gelecek dönemlerde enteresan gelişmeler beklenebilir. Sağlık ve iklim odaklı çalışmaları dışlar nitelikte olmaması dileğiyle.

[*]Prof. Dr. Zeynep Bilgin Wührer, Avusturya / Graz – Fachhochschule Joanneum’da “Uluslararası Tüketici Davranışı” ve “Uluslararası Pazarlama” dersleri vermektedir. Marmara Üniversitesi İng. İşletme Bölümünü’nde 1990-2013 yılları arasında öğretim üyesi olarak görev yapmış ve ailevi nedenlerle emekli olmuştur.

[1] “From Fear to Hope”, (2020, ekim), Science Agenda – Opinion and Analysis from Scientific American’s Board of Editors, Scientific American, 323 (4): 8-9.

[2] David Aaron Kessler, (2020). Erişim: https://en.wikipedia.org/wiki/David_A._Kessler,  16.10.2020.

[3] Leary, Warren E. (1991). “Citing Labels, U.S. Seizes Orange Juice”. The New York Times, (25 Nisan):18. Erişim: https://www.nytimes.com/1991/04/25/us/citing-labels-us-seizes-orange-juice.html, 16.10.2020.

[4] Thow, Anne Marie; Jones, Alexandra; Hawkes, Corinna; Ali, Iqra; Labonte, Ronald (2018). “Nutrition labelling is a trade policy issue: lessons from an analysis of specific trade concerns at the World Trade Organization”, Health Promotion International, 33:561–571; doi: 10.1093/heapro/daw109; Erişim: https://academic.oup.com/heapro/article/33/4/561/2897774, 16.10.2020.

[5] Nutrition facts label (2020), Erişim: https://en.wikipedia.org/wiki/Nutrition_facts_label, 16.10.2020.

[6] Food labelling for consumers (2020). Government of Canada (2020). Erişim: https://www.inspection.gc.ca/food-label-requirements/labelling/consumers/eng/1400426541985/1400455563893, 16.10.2020; Shopping for Canadian food – Government of Canada (2020). Erişim: https://www.inspection.gc.ca/food-label-requirements/labelling/consumers/canadian-food/eng/1409065542798/1409065599130, 16.10.2020; Origin claims on food labels – Government of Canada (2019). Erişim: https://www.inspection.gc.ca/food-label-requirements/labelling/industry/origin-claims-on-food-labels/eng/1393622222140/1393622515592?chap=0#s8c6, 16.10.2020.

[7] Follow-up to the Political Declaration of the High-level Meeting of the General Assembly on the Prevention and Control of Non-communicable Diseases – Annex: Global Action Plan for the Prevention and Control of Non-communicable Diseases 2013-2020 (2013). Sixty-Sixth World Health Assembly, WHA66.10 Agenda Item 13.1, 13.2 (27 Mayıs), WHO World Health Organization, Genevre. Erişim: https://apps.who.int/gb/ebwha/pdf_files/WHA66/A66_R10-en.pdf?ua=1, 16.10.2020.

[8] Türkiye Beslenme Rehberi TÜBER 2015 (2019). 2. Baskı, T.C. Sağlık Bakanlığı Yayın No: 1031,

Artı6 Medya Tanıtım Reklam Matbaa Ltd. Şti., Ankara. Erişim: https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/saglikli-beslenme-hareketli-hayat-db/Turkiye_Beslenme_Rehberi_TUBER_18_04_2019.pdf, 16.10.2020; Türkiye’ye Özgü Besin ve Beslenme Rehberi (2015). Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Merdiven Reklam Tanıtım, Ankara. Erişim: http://engincangureilkokulu.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/34/33/727082/dosyalar/2018_11/15171058_05162016_Turkiyeye_ozgY_besin_ve_beslenme_rehberi.pdf, 16.10.2020.

[9] Gıda etiketlerinde yeni dönem başladı (2017). T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. Erişim: https://www.tarimorman.gov.tr/Haber/1105/Gida-Etiketlerinde-Yeni-Donem-Basladi, 16.10.2020.

[10] Cebeci, Aybike; Güneş, Esra (2017). “Türkiye ve Avrupa’daki Tüketicilerin Gıda Etiketi Okuma Tutumlarını Etkileyen Faktörlerin Değerlendirilmesi”, Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 6(4): 261 – 267.

[11] Thow, Anne Marie; Jones, Alexandra; Hawkes, Corinna; Ali, Iqra; Labonte, Ronald (2018). “Nutrition labelling is a trade policy issue: lessons from an analysis of specific trade concerns at the World Trade Organization”, Health Promotion International, 33:561–571; doi: 10.1093/heapro/daw109; Erişim: https://academic.oup.com/heapro/article/33/4/561/2897774, 16.10.2020.

[12] BKZ: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/01/20170126M1-6.htm, Erişim: 16.10.2020.

[13] Rath, Gabriel (2020). “Regierung Johnson wünscht sich Trumps Wiederwahl”, Söyleşi. Die Presse Gazetesi, 16.10.20, S. 2.

[14] Canada, Latest Trends (April 2020). Erişim: https://oec.world/en/profile/country/can, 19.10.2020.