Hayatın içinde hepimiz bir şeyler başarmak isteriz. Daha iyi bir iş, daha yüksek bir maaş, daha huzurlu bir yaşam, daha başarılı bir kariyer… Hedef koymak, insanı ileriye taşıyan en önemli şeylerden biridir. Ama burada ince bir çizgi var: Hedef koymak ile gerçeklikten kopuk hedefler belirlemek arasında büyük bir fark bulunur. İşte bugün birçok insanın fark etmeden içine düştüğü sorun tam da budur: gerçekçi olmayan hedef belirleme alışkanlığı.

Son yıllarda bu durum daha da yaygın hale geldi. Sosyal medyanın etkisi, hızlı başarı hikâyeleri, “bir gecede zengin olanlar” anlatıları derken insanlar kendi hayatlarını gerçek ölçülerle değil, başkalarının parlatılmış hikâyeleriyle kıyaslamaya başladı. Bunun sonucunda da ulaşılması zor, hatta çoğu zaman imkânsız hedefler normalleşti.

“BEN NEDEN BAŞARAMIYORUM?” SORUSUNUN ARKASINDAKİ GERÇEK

Gerçekçi olmayan hedeflerin en büyük zararı, insanın kendine olan güvenini yavaş yavaş aşındırmasıdır. Mesela bir kişi ayda 20 bin lira kazandığı bir işte çalışırken, kendine bir anda “3 ay içinde kendi işimi kurup 200 bin lira kazanacağım” hedefi koyabiliyor. Kulağa motive edici geliyor olabilir. Ama ortada ne sermaye vardır ne deneyim ne de pazar bilgisi…

Sonuç ne oluyor? Birkaç başarısız girişim, birkaç hayal kırıklığı ve sonunda şu cümle: “Ben yapamıyorum.”

Oysa sorun kişinin yapamaması değil, hedefin gerçekçi olmamasıdır. Ama çoğu insan bunu fark etmez. Kendini suçlar, özgüvenini kaybeder, hatta zamanla hiçbir şey denememeye başlar.

BÜYÜK HAYAL KURMAK MI, YOKSA AYAKLARI YERE BASMAK MI?

Burada yanlış anlaşılmaması gereken bir nokta var: Kimse “büyük hayal kurmayın” demiyor. Elbette insanın hayali olmalı. Hatta büyük hayaller insanı ileri taşır. Ama hayal ile hedef aynı şey değildir.

Hayal, yön gösterir. Hedef ise yol haritasıdır.

Gerçekçi olmayan hedefler ise çoğu zaman hayalin değil, aceleciliğin ürünüdür. İnsan bir anda her şeyi değiştirmek ister. “Bir yıl içinde hayatımı tamamen toparlayacağım”, “6 ayda dünyanın en iyisi olacağım”, “hiç deneyimim yok ama en üst seviyeye çıkacağım” gibi düşünceler kulağa güçlü gelir ama planlama açısından boştur.

Hayat ise boşlukları sevmez. Planı olmayan hedefler genellikle yarıda kalır.

SOSYAL MEDYA ETKİSİ: HERKES BAŞARI HİKÂYESİ, KİMSE MÜCADELE ANLATMIYOR

Bugün gerçekçi olmayan hedeflerin en büyük tetikleyicilerinden biri sosyal medyadır. Çünkü sosyal medyada insanlar hayatlarının sadece “sonuç kısmını” gösterir. Başarı, lüks yaşam, hızlı yükseliş…

Ama o başarıya giden yıllar süren emek, başarısızlıklar, borçlar, uykusuz geceler genellikle görünmez.

Bu durum özellikle gençlerde yanlış bir algı oluşturur: “Herkes hızlı başarıyor, ben de hızlı başarmalıyım.”

İşte bu düşünce, gerçekçi olmayan hedeflerin temelini oluşturur. Çünkü insan kendi sürecini başkalarının sonucu ile kıyaslamaya başlar.

GERÇEKÇİ OLMAYAN HEDEFLERİN GÜNLÜK HAYATA ETKİSİ

Bu alışkanlık sadece kariyer planlarını değil, günlük yaşamı da etkiler. İnsanlar kısa sürede büyük değişim bekler:

  • 1 haftada kilo vermek
  • 1 ayda yabancı dil öğrenmek
  • 2 ayda uzman olmak
  • 3 ayda hayatı tamamen değiştirmek

Bu tür beklentiler gerçekleşmediğinde ise hayal kırıklığı kaçınılmaz olur. Daha kötüsü, kişi artık küçük ilerlemeleri bile “başarısızlık” olarak görmeye başlar.

Oysa gerçek ilerleme çoğu zaman yavaş ama süreklidir. Ama gerçekçi olmayan hedefler bu sabrı yok eder.

NEDEN BU KADAR YAYGIN?

Bu sorunun birkaç nedeni var:

İlk olarak, hızlı sonuç alma isteği. İnsan doğası gereği sabırsızdır. Emek verip beklemek zor gelir.

İkinci olarak, yanlış başarı algısı. Başarı artık uzun bir yolculuk değil, ani bir sıçrama gibi sunuluyor.

Üçüncü olarak, çevresel baskı. “Arkadaşım başardı, ben de yapmalıyım” düşüncesi kişiyi kendi gerçeklerinden uzaklaştırır.

Dördüncü olarak ise planlama eksikliği. İnsanlar çoğu zaman hedef koyuyor ama o hedefe nasıl gideceklerini düşünmüyor.

ÇÖZÜM: KÜÇÜK ADIMLAR, GERÇEK PLANLAR

Peki çözüm ne? Gerçekçi hedef koymak nasıl olur?

Her şeyden önce hedefin “büyük” değil, “ölçülebilir ve ulaşılabilir” olması gerekir. Bir anda zirveye çıkmak yerine basamak basamak ilerlemek gerekir.

Mesela “3 ayda çok para kazanacağım” yerine “3 ay içinde bu alanda deneyim kazanacağım” demek çok daha gerçekçidir.

Ya da “bir yılda tamamen değişeceğim” yerine “bir yıl boyunca düzenli olarak gelişeceğim” demek hem daha sağlıklı hem de sürdürülebilirdir.

Ayrıca hedefler parçalara bölünmelidir. Büyük bir hedef, küçük adımlara ayrılmadıkça sadece bir hayal olarak kalır.

SONUÇ: GERÇEKLİKLE BAĞI KOPARMADAN İLERLEMEK

Gerçekçi olmayan hedef belirleme alışkanlığı, ilk bakışta motivasyon gibi görünür. İnsanı coşturur, heyecanlandırır, “yapacağım” dedirtir. Ama zaman geçtikçe bu heyecan yerini hayal kırıklığına bırakır.

Oysa asıl başarı, yavaş ama istikrarlı ilerlemede gizlidir. Küçük adımlar, sabır ve gerçekçi planlama… Bunlar olmadan hedefler sadece birer iyi niyet cümlesi olarak kalır.

Unutmamak gerekir ki hayat bir sprint değil, bir maratondur. Ve maratonda kazananlar en hızlı başlayanlar değil, en doğru tempoda gidenlerdir.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar