Yener KARADENİZ/İSTANBUL

Artan maliyetler nedeniyle Türkiye’de fiyat tutturmanın zorlaşması, hazır giyim sektörünün salgın dönemindeki kazanımlarını kaybetmesine yol açtı. Özellikle yüksek adetli basic ürünlerde büyük alıcıların tedarikte yeniden Doğu Asya’ya yöneldiğine dikkat çeken sektör temsilcileri, yerli markalar için bile ithalatın artık daha cazip olmaya başladığını aktardı.

Salgın nedeni ile değişen tedarik zincirine bağlı olarak Türkiye’ye yönelen hazır giyim siparişleri, yön değiştirmeye başladı. Türkiye’de artan maliyetlere karşın uluslararası piyasada düşen navlun, özellikle yüksek adetli basic ürün siparişlerinin Türkiye’den Doğu Asya ülkelerine kaymasına yol açtı. Son dönemde Fas, Tunus ve Mısır gibi ülkeler ön plana çıktı. Her ne kadar enflasyonist baskı ve resesyon kaygıları nedeni ile küresel hazır giyim siparişlerinde azalma beklense de var olan siparişlerin de söz konusu ülkelerden tedarik edilecek olması, sektörde endişeye yol açtı.

Dünyanın en büyük fast fashion markalarını bünyesinde bulunduran Inditex, geçen hafta yaptığı açıklamada tedarikle ilgili olası sıkıntılar nedeniyle Asya’dan alımları artıracağını belirtirken, yine Inditex de dahil olmak üzere H&M’in de Türkiye alımlarını yüksek oranda azalttığı hatırlatıldı. Öte yandan, sözkonusu markalar başta olmak üzere Türkiye’den alım yapan büyük alıcıların şimdiden önümüzdeki yılın ilk yarısında da tedariklerini yüzde 15 daha düşüreceği belirtildi. Sektör temsilcileri, son ürün fiyatlarında yaşanan artışı nedeni ile yerli giriş seviyesi ürün yapan yerli markalarda düşüşün yüzde 15-20’ye ulaştığını belirterek onlar için de fiyat tutturma noktasında ithalatın artık daha cazip olmaya başladığını söyledi. Bu kapsamda LC Waikiki, DeFacto ve Koton gibi birçok markanın yurtdışı tedariki artırmak için çalıştığı kaydedildi.

Artış hızı yavaşladı

Hazır giyim sektörü, geçen yılın tamamında 20,3 milyar dolar ihracatla rekor kırmıştı. Bu yıl için de 23 milyar dolarlık yıllık ihracat hedefi açıklanmıştı. Kimi sektör temsilcisi bu yıl için 23 milyar dolarlık hedefin hala mümkün olduğunu belirtirken kimileri ise en fazla geçen yılki rakamların yakalanacağını ya da yüzde 5 artış yaşanacağını dile getirdi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, yılın son çeyreği ve 2023’ün ilk yarısında ihracatta düşüşün sert bir şekilde hissedileceğini söyledi. Fayat, son aylarda hazır giyim ihracatında düşen artış hızının da bunun habercisi olduğunu söyledi. TÜİK verilerine göre bu yıl nisan ayında yüzde 18,5 olan sektör ihracatı artış hızı, mayısta yüzde 15,8, haziranda yüzde 14,5, temmuzda yüzde 11,6 ve ağustosta da yüzde 10,9’a geriledi.

İstihdam kayıpları başladı

Fayat, gelişmeleri şöyle değerlendirdi: “Yılın son çeyreğinde ihracat rakamlarında sert bir düşüş bekliyoruz. Sadece bu yıl değil, önümüzdeki yıl için de şimdiden belli başlı büyük alıcılar yüzde 10-15 daha az sipariş vereceklerini dile getirmeye başladı” dedi. Fayat, şöyle devam etti: “Söz konusu düşüş sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yaşanacak. Ancak düşüş oranı Türkiye’de dünya ortalamasının üstünde seyredecek. Bu yılın başından bu yana kur, enflasyonun altında bir artış gösterdi. Bir yandan da parite kaynaklı kayıp yaşıyoruz. İstihdamda ciddi kayıplar yaşanmaya başladı. 300-400 gibi ciddi sayıda işten çıkarmaların duymaya başladık ve bu daha da artabilir. Biz Türkiye’de aldığımız kararlar ile enflasyonu tutmak adına dövize baskı yapıyoruz ama bunun negatif sonuçları da oluyor. Alınan ekonomik kararlar maalesef Türkiye’nin rekabetçi olmasını engelliyor. Salgın döneminde Uzakdoğu’nun yaptığı basic işlerini yaparken şimdi onları da yapamaz hale geldik. Bunlar Uzakdoğu’ya gitti. Sadece onlarda değil bizde de markalarımız gidiyor. Alt fiyat grubunda rekabetçi olduğumuz işleri kaçırıp orta ve üst fiyat grubuna mal yapar hale geldik. Başa, yani 2018-2019’a döndük. Orta ve üstte hatta high quality’de de işler çok yüksek. Ama onların da toplam ihracat içindeki payı düşük. Kurda düzelme olmazsa, daralmamız dünya ortalamasının da üzerinde olacak.” Fayat’a göre rekabetçi kur şu an için 21-22 TL civarı.

Yerli markalar da yurtdışına yöneliyor

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, sadece yabancılar değil yerli markalarda da yüzde 10-20 gibi bir daralma yaşandığını aktardı. Bunun sebebinin artan maliyetler ile fiyatların yüksek kalması olduğunu aktaran Ramazan Kaya, “Bu nedenle birçok marka yurtdışı tedariki artırmaya yönelik girişimlerini artırdı. Özellikle mont ve kaban gibi kışlık ürünler ile ilgili bir ara Türkiye’ye dönmüşlerdi ama artık fiyatlar burada yüksek olduğu için yeniden dışarı yöneldiler. Mont fiyatlarındaki artışın sebeplerinden biri de bu aslında” dedi. Bu kapsamda sadece Uzakdoğu değil Mısır, Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkeler ön plana çıkıyor. Özellikle ABD ile Mısır arasında serbest ticaret anlaşması avantajının da olması, bu bölgelerden tedarikin artmasına yol açtı. Mısır ile AB arasında da vergi uygulaması bulunmuyor. Mısır’dan daha çok ABD işleri artabilir” dedi. Bu durumu markaların mağazalarında da gözlemlemek mümkün. Zara’nın mağazalarında artık 10 üründen 6-7’si Kuzey Afrika ülkeleri menşeili. TGSD Başkanı Kaya, bu konuda ise, “Inditex Morocco, Tunus kullanıyor. İspanya ile çok yakınlar. Bu markalar, hammaddeyi satın alıyor ve bu ülkelerde gönderip dikip, paket yaptırıyor. Pazara yakın ülkelerle coğrafya avantajını kullanıyor. Çünkü vapur ile 2 saat. Ürettiriyor geri çekiyor. Bu geçmişte de vardı. H&M sıfıra yaklaştı Türkiye’den alımda. Bu tarz markalar fiyatı satın alıyor. Fiyatta dolayı Türkiye’deki porsiyonları düşürüyor. Düşürdükleri porsiyonların yerine de Fas, Tunus gibi yakın coğrafyayı koyuyorlar. Ama tekstil hammaddesi kısmını Türkiye’den alacaklar” ifadelerini kullandı.

Uzakdoğu agresif fiyat politikası uyguluyor

MEHMET NABİ BATUK/ MERSİN

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Tekin, sektörün ana pazarı olan Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yüksek montanlı siparişlerin, maliyetlerin altında fiyat veren Çin ve Uzak Doğu ülkelerine kaydığına dikkat çekti. Küresel ekonomideki negatif seyrin ve resesyon kaygılarının derinleştiğini, Türkiye’de ise enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışlar ile birlikte iplik ve kumaş fiyatlarının da yükseldiğini kaydeden Tekin, “Avrupalı moda devlerinin siparişleri günden güne azalıyor. Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüzün ihracat, üretim ve istihdamda kayıpların yaşanacağı bir döneme girmiş olmasından endişe ediyoruz” dedi. Tekin, “Girdi maliyetlerindeki artışlar ve Uzak Doğu ülkelerinin agresif fiyat stratejisine karşı sektörümüzün rekabet etme şansı gün geçtikçe zayıflıyor. Enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerinin azaltılmasına yönelik devlet desteklerinde hazır giyim ve konfeksiyon sektörüne pozitif ayrımcılık yapılmasını bekliyoruz. İstihdamın korunması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması konularında pandemi dönemindeki gibi desteklerin verilmesi sektörümüzün ayakta kalması için hayati önem taşımaktadır” diye konuştu.